Kazan’da Yol Kenarlarına 5 Bin Ağaç Dikildi

Salı, 16 Nis 2013 yorum yok

Ankara Kazan Belediyesi ilçedeki cadde ve sokaklara çeşitli türlerde 5 bin adet ağaç dikti.Baharın gelmesiyle birlikte çevre düzenlemelerine hız veren Park ve Bahçeler Müdürlüğü ilçe merkezindeki cadde ve sokakları ağaçlandırmaya başladı.

Kazan’ın iklim yapısına en uygun Top Akasya, Katalpa, Ihlamur, Çınar, Süs Eriği ve At Kestanesi gibi 3-4 yaşında ve 2.5-3 metre boyundaki ağaç türlerinden dikildi.
Ayrıca belediyenin peysaj mimarının gözetiminde park ve bahçelerin çevre düzenlemelerinin yanı sıra parkların bakım ve onarımı da yapılarak yaza hazırlanıyor. Bu çerçevede kuruyan ağaçlar yenileniyor, çimler biçiliyor, oyuncakların bakım ve tamiri yapılıyor.

Belediye Başkanı Lokman Ertürk konuya ilişkin yaptığı açıklamada Kazan’ın daha güzel ve yaşanabilir bir ilçe olması için yeşil alanların sayısını her geçen gün biraz daha artırdıklarını ifade etti.

Ertürk, Ağaçlar şehirlerin akciğerleridir. Şehrin havasını temizleyen, insanların rahat nefes alabilmesini sağlayan yeşil alanların sayısı arttıkça hem şehir güzelleşir, hem de burada yaşayan insanlar daha sağlıklı ve huzurlu olur. Sadece bu yıl içerisinde Kazan’da 17 bin 500 ağaç toprakla buluştu. Orman Bölge Müdürlüğü ile birlikte halka 12 bin 500 çam fidanı dağıttık. Belediye olarak ilçemizin cadde ve sokaklarında ağaçlandırma çalışması yapıyoruz. Ankara’nın dış ilçeleri içinde gelişmişlikte birinci sıradayız. Ağaçlandırma çalışmalarımız sayesinde Kazan, Ankara’nın en yeşil ilçesi olacak. dedi.

Tags:

Cem Yılmazdan Yeni İş Bankası Reklamı

Salı, 16 Nis 2013 yorum yok

Cem Yılmazın İş Bankası için çektiği reklamların sonuncusu yayına girdi. Usta komedyene bu filmde, Mehmet Ali Alabora da eşlik ediyor.
İş Bankası için geçtiğimiz yüzyılın başlarında reklam filmi çeken Servet Beyi canlandıran Cem Yılmaz, son reklam filminde, bankanın Bankamatik hizmeti reklamlarında oynayan Mehmet Ali Alabora ile kamera karşısına geçti.

Yeni reklam filminde Servet Bey, günümüzdeki reklamlarda oynayan Alaboranın dedesiyle gelecek temalı bir reklam filmi çekerken görünüyor.

Eş Zamanlı By-pass ve Böbrek Nakli

Salı, 16 Nis 2013 yorum yok

Antalyada, diyaliz hastası 58 yaşındaki işçi emeklisi Hasan Kayhana, aynı anda koroner by-pass ameliyatı ve böbrek nakli yapıldı.
Operasyon, Özel Medical Park Antalya Hastanesinde, Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, Kalp Damar Cerrahisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan, Opr. Dr. Sabri Tekin ve sekiz kişilik ameliyat ekibi tarafından gerçekleştirildi. 3.5 saat süren eş zamanlı operasyon sonunda, Hasan Kayhanın hasarlı 4 damarına by-pass ameliyatı ve böbrek nakli başarıyla yapıldı.

ÜÇÜNCÜ KEZ BÖBREK NAKLEDİLDİ

Antalyada oturan Hasan Kayhan, 1989 yılında ilk defa kronik böbrek yetmezliği (KBY) ile tanıştığını anlattı. Kayhan şöyle devam etti:

Böbrek hastalığıyla 24 yıl önce tanıştım. 1990 yılında akrabamın bir böbreğini bağışlamasıyla hayata tutundum. Akrabamın böbreği 2000 yılında iflas etti. Yaşadığım acıya dayanamayan 55 yaşındaki eşim Havva Kayhan verici oldu. 12 yıl da eşimin böbreğiyle yaşadım. Vücudum eşimin böbreğini reddedince 5 ay önce tekrar diyalize mahkum oldum. Diyalizle ömrümü tamamlayacağımı düşünürken, bu kez de kuzenim böbreğini bağışladı. Hastanede yapılan testler sırasında doktorlarım, damarlarımın dördünde daralma tespit etti. By-pass ve böbrek naklinin eş zamanlı yapılabileceğini söylediler. Tetkiklerim yapıldı ve ameliyatlarım başarıyla sonuçlandı. Şu an sağlığım iyi, taburcu olacağım günü bekliyorum.

TEK OPERASYONLA İKİ HASTALIKTAN KURTULDU

Medical Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Hüseyin Okutan tarafından by-pass ameliyatı yapılan Hasan Kayhanın ilk olarak kapalı olan damarlarına koroner by-pass ameliyatı yapıldı. Ardından da hasta organ nakli ekibine teslim edildi. Prof. Dr. Alper Demirbaş ve Opr. Dr. Sabri Tekin, ekibiyle birlikte kuzeni H.E.den alınan böbreği başarılı bir şekilde Hasan Kayhana nakletti.

Tek operasyonla iki önemli hastalıktan kurtulan Kayhan, Doktorların ameliyattan önce riskli bir ameliyata gireceğimi söylemişlerdi. Fakat ben onların tecrübe ve bilgilerine güveniyordum. Ameliyatım başarılı geçti. Kendimi çok iyi hissediyorum. Kuzenime ve doktorlarıma teşekkür ediyorum diye konuştu.

BU TÜR AMELİYATLARIN AVANTAJI VAR

Operasyon hakkında bilgi veren organ nakli cerrahı Opr. Dr. Sabri Tekin, şunları kaydetti:

Hastamız daha önce böbrek nakli olmuş bir hastaydı. Ön tetkiklerinde kalp damarlarında hasar tespit edildi. Her iki ameliyat eş zamanlı yapıldı. Kalp-damar cerrahları ameliyatını bitirdikten sonra hastada sorun olmadığı için biz ameliyata girdik ve böbrek naklini yaptık. Eş zamanlı ameliyat yaptık. İki ekip ameliyata girdi. Bu tür ameliyatlar merkezimizde ilk kez gerçekleştirildi. Bu eş zamanlı 33üncü ameliyatımız. Dört hasarlı damara by-pass ve böbrek nakli riskliydi, fakat başarılı ameliyatla hastamız sağlığına kavuştu. Bu tür ameliyatların avantajı olduğu için hastalarımıza tavsiye ediyoruz. By-pass ve kalp kapağı ameliyatı olduğu esnada böbrek nakli yaptığımız hastalarımız sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürüyor. Daha önceleri iki ameliyat arasında en az üç ay olmasına dikkat edilirdi. Şimdi eş zamanlı olması tercih ediliyor. Ortalama 3.5 saatlik ameliyatla hasta sağlığına kavuşuyor.

PROF. DR. DEMİRBAŞ DÜNYADA İLK KEZ YAPMIŞTI

Hastanın koroner damarlarında hasar tespit edildiğini söyleyen, hastanenin Kalp Damar Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan ise Hasta, Nefroloji ve Organ Nakli Bölümnün hastasıdır. Böbrek nakli için hastanemize başvurdu. Tetkiklerde koroner damarlarında darlık tespit edildi. Eş zamanlı ameliyat yapıldı. Prof. Dr. Alper Demirbaş Hoca daha önce dünyada ilk kez bu ameliyatı başlatmıştı. Biz de önce koroner by-pass ameliyatı yaptık. Onlar da böbrek nakli ameliyatı yaptılar dedi

Dünyada Ekonomik Dengeler Değişti

Salı, 16 Nis 2013 yorum yok

Başkaban Yardımcısı Ali Babacan son 10 yılda küresel ekonominin görünümünün değiştiğini ifade etti.

Global ekonomik güç merkezinin sismik olarak Doğu’ya kaydığını belirten Babacan, kürsel gücün geçtiğimiz on yılda keskin bir şekilde değiştiğini söyledi. Babacan şöyle konuştu; ‘‘Gelişmiş ülkeler dünya ekonomisindeki payları 2000 yılında yüzde 63 iken, bugün bu oran yüzde 51’e gerilemiştir. Bunun yerine yükselen pazar ile gelişmekte olan ülkelerin küresel ekonomideki payları aynı dönemde yüzde 12 artarak yüzde 49’a yükselmiştir.’’

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile BM Genel Kurulu Başkanı Vuk Jeremiç tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘‘BM ve Küresel Ekonomi Yönetimi’’ başlıklı tematik toplantıda konuşan Babacan, ‘‘Bu güç kaymasına paralel olarak, küresel yönetim mimarisinde yükselen piyasaların sesi ve katılımını arttırmak amacıyla IMF ve Dünya Bankası’nda reform isteği daha fazla seslendirilmeye başlanmıştır.’’ dedi.

G7 ya da G8 mekanizması yerine G20 ülkelerinin küresel ekonomide daha etkin hale geldiğine işaret eden Babacan, bu yapının global krizle mücadele, yapının sağlamlaştırılması ve küresel kalkınmaya daha fazla yardım eder hale geldiğini söyledi.

G20’nin G7 veya G8’e göre temsil açısından daha geniş katılımlı, farklı NGO’ların dahi fikirlerini alan bir kurum olduğuna işaret eden Babacan, ‘‘Etkili bir küresel yönetim mekanizması için temel zorluk hızlı ve etkili şekilde sonuç odaklı karar verme yetisine ulaşabilmek amacıyla temsil dengeli olmalı.’’ dedi.

Taraftar Aybabanın Kızına Saldırdı

Salı, 16 Nis 2013 yorum yok

BJK İnönü Stadı, Beşiktaş taraftarına yakışmayan olaylara sahne oldu, Teknik Direktör Samet Aybaba’nın kızı Gülşen Aybaba’ya saldırıldı.
Siyah-beyazlı taraftarlar son haftalarda alınan başarısız sonuçlar nedeniyle Teknik Direktör Samet Aybaba’yı yuhaladı. Beşiktaş kadrosu okunurken ismi anons edilen Aybaba’yı protesto eden siyah-beyazlılar, Antalya’nın hocası Mehmet Özdilek’i ise alkışladı.

Siyah – beyazlı taraftar, ilk yarı biter bitmez, soyunma odasına giden Teknik Direktör Samet Aybaba’ya yine tepki gösterdi. Daha önce Mustafa Denizli döneminde “Söylesene hoca bu takım niye oynamıyor?” tezahüratı bu kez Samet Aybaba için yaptı. Ancak asıl acı olan bir grup taraftarla, Samet Aybaba’nın kızı Gülşen Aybaba arasında yaşananlardı.

Samet hocanın locasında oturan kızı, yan locadan babasına edilen küfürlere tahammül edemedi ve güvenlikçilere şikayet etti. Bunun üzerine bir şirketin locasında oturan kişiler uyarıldı. Buna daha da kızan sözde taraftar grubu, bu kez hem kızına, hem de Samet Aybaba’ya küfür edip, şişe fırlattı. Gülşen Aybaba, ilk şişeden eğilerek kurtulurken, ikincisi ise durduruldu.

Otterbox’dan BlackBerry Z10 modeli için ilk koruyucu kılıf geldi

Cumartesi, 13 Nis 2013 yorum yok

Tablet bilgisayarlar ya da akıllı cep telefonları için kılıf üreten firmalardan OtterBox, BlackBerrynin yeni işletim sitemini üzerinde taşıyan Z10 modeli için ilk kılıf modelini çıkarttı.

OtterBoxun Defender isimli üst seviye koruma sağlayan ailesine ait olan kılıf modeli, 142.20×82.30×38.10mm boyutlara ve 140 gram ağırlığa sahip. Sert iç gövde, ekran koruyucu ve silikon dış bölüm olmak üzere üç katmandan oluşan kılıf, bu sayede telefonu her türlü darbeden ya da düşmeden rahatça koruyabiliyor. Telefonun dokunmatik işlemlerine olumsuz bir etkisi bulunmayan OtterBox Defender Z10, telefon ile tam uyumlu olarak bütün giriş/çıkış portlarının, hoparlörün ve tuşların aktif olarak kullanılmasına izin verebiliyor ve beraberinde dahili olarak gelen aparat, telefonun kemere takılarak taşınmasına ya da stand görevi görerek telefonun ayakta durmasına imkan sağlayabiliyor.

BlackBerry Z10 modeli için piyasadaki en iyi korumalardan birini sağladığı belirtilen OtterBox Defender Z10 kılıf, 49,95$ fiyat etiketiyle satın alınabiliyor. Ayrıca ürün hakkında hazırlanmış tanıtım videosunu aşağıda bulabilirsiniz.

Tags:

Türkiye Müzik Ödülleri Sahiplerini Buldu

Cumartesi, 13 Nis 2013 yorum yok

Bu yıl 19.’su düzenlenen Türkiye Müzik Ödülleri, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.
1995 yılından beri Kral Müzik Ödülleri adıyla düzenlenen ve bu yıl Türkiye Müzik Ödülleri adını alan törene iş, sanat ve müzik dünyasından çok sayıda ünlü isim katıldı. 200 jüriden oluşan ve 4 milyon oyla belirlenen Türkiye Müzik Ödülleri gecesi Murat Bozun şarkısı ile başladı. Daha sonra geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ünlü arabesk müzik sanatçısı Müslüm Gürses, Halil Sezai tarafından “Adını Sen Koy” şarkısı ile anıldı. Halil Sezai, kendi yaptığı tişörtü Müslüm Gürsesin eşi Muhterem Nura hediye etti.

Akil İnsanlar Heyetinin en dikkat çekici isimlerinden biri olan ünlü sanatçı Orhan Gencebay, Kral TV Müzik Ödülleri gecesinde bir konuşma yaptı. Törende En iyi proje ödülünü Bülent Ersoyun elinden alan Orhan Gencebay, ödül sonrası Gelin Birlik Olalım şarkısının sözlerini okudu.

Geceye katılan ünlü isimlerden Mustafa Ceceli, “4 dalda adaylık var şimdi. Bakalım kısmet. Genellikle arkadaşlarım da aynı şeyleri söylemişlerdir. Bu havayı tenefüs etmek önemli. Benim aday olmadığım kategorilerde de düzenlediğim şarkılar yarışıyor. Bu akşam Murat Boz ve Sertab Erener’in söyleyeceği şarkılar da benim yeni yaptığım düzenlemeler. Bakalım onlarda görücüye çıkıyor bu akşam. Daha evvelden Kral Tv müzik ödülleri adıyla geçiyordu. Bu yıl Türkiye Müzik Ödülleri olarak değiştirildi. Elbetteki bir motivasyon kaynağı ama dediğim gibi yarış veya yarışma gibi düşünmemek lazım bunu. Sektörümüzü her zaman güzel günler beklemesini diliyorum” diye konuştu.

Besteci ve söz yazarı Kayahan, “Ben ödül verdikten sonra çıkacağım. Ben Mevsim hala sen diye bir şarkı çıkardım şimdi onun klibi bitti. 15’inde başlayacak oynamaya. Daha sonra İpek hanıma Söz ver bana diye bir şarkı yazdım. Tahmin ediyorum 2 ay içinde seyirciyle buluşacak” dedi.

Pop müzik sanatçısı Murat Boz ise, “Kral Tv Müzik Ödülleri, Türkiye Müzik Ödülleri diye değiştirildi. Ben ödül almadığım zamanlarda da bu ödül törenine geldim. Ben ödül alsam da almasam da sahnede ödül alan arkadaşlarımı alkışlamaktan onların yanında olmaktan yanayım. Sektörde birbirimizi desteklemek gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Bu yılki 2013 Türkiye Müzik Ödülleri sahipleri ise şöyle.

En iyi çıkış yapan şarkıcı: Mehmet Erdem.
En iyi özgün film müziği: Yıldıray Gürgen (Evim Sensin)
En iyi özgün dizi müziği: Aytekin Ataş (Muhteşem Yüzyıl)
En iyi Grup: Seksendört
En iyi klip: Ziynet Sali – Her Şey Güzel Olacak
En iyi proje:Orhan Gencebayla Bir Ömür
En iyi remix: Geri Dönüş Olsa – Emre Kınay
En iyi düet: Soğuk Odalar – Emre Aydın & Gülden Mutlu
En iyi enstrümantal albüm: Dönmez Yol – Erkan Oğur
En iyi albüm: Es – Mustafa Ceceli
En iyi kadın şarkıcı: Göksel
En iyi erkek şarkıcı: Mustafa Ceceli
En iyi single: Beni Biraz Böyle Hatırla – Emre Aydın
En iyi şarkı: Türkan – Demet Akalın

Müezzinoğlu: TCye Kimse Dokunamaz

Cumartesi, 13 Nis 2013 yorum yok

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, birilerinin T.C. gidiyor diye topluma korku saldığını söyledi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bazı kurumların tabelalarından T.C. ibaresinin kaldırılmasına yönelik tartışmalara atıfta bulunarak, T.C.ye kimsenin dokunamayacağını söyledi. Bakan Müezzinoğlu, birilerinin T.C. gidiyor diye topluma korku saldığını ifade etti.

Bakan Müezzinoğlu, birilerinin ‘T.C. gidiyor’ diye topluma korku saldığını ifade etti.

Kağıthane Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan kültürel tesisin açılışına Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç ve diğer yetkililer katıldı. Bakan Müezzinoğlu, programa geç geldiği için açılış etkinliği de geç başladı. Müezzinoğlu, kültür merkezine geldikten sonra kendisini bekleyen engelli bir vatandaş ile yakından ilgilendi. Üzerinde Galatasaray forması bulunan engelliye Bakan Müezzinoğlu, Fatih Terim esprisi yaptı. Adının Mehmet olduğu öğrenilen engelliye Bakan Müezzinoğlu, “Galatasaray nasıl gidiyor? Fatih Terim ceza aldı ne yapacağız? Tribünden götürecek tabi işi.” diye espri yaptı. Müezzinoğlu, engelli vatandaşın yanından ayrıldıktan sonra açılışın yapılacağı salona geçti. Burada Kağıthane Belediyesi’nin hizmetlerini anlatan tanıtım filmi izletildi.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, açılış öncesi yaptığı konuşmada birilerinin topluma geçmişte olduğu gibi korku yaydığını ifade etti. Geçmişteki darbeleri, parti kapatmalarını hatırlatan Müezzinoğlu, “Birileri kapalı kapılar ardında güçlerini koruyabilmek için milleti korkutarak, milleti yanlış tahayyüllerle bir noktaya sürükleyerek, bunu başaramadılarsa da darbeler yaparak, bunu başaramadıysa partileri kapatarak önce bir sağ-sol, sonra ülke elden gidiyor, irtica elden gidiyor diyerek bir iltica senaryosu ile korkuttular. Şimdi ne ile korkutuyorlar? Şimdi de ‘T.C. gidiyor’ diye korkutuyorlar. Cumhurun sahip çıktığı bir T.C.’ye kimse dokunamaz. T.C. de Türkiye Cumhuriyeti de bu milletle hep birlikte büyür ve güçlenir. Ama zayıflayan onlar olacak. Esas korktukları bu.” ifadelerini kullandı.

Sağlığın önemine dikkat çeken Müezzinoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sağlık Bakanı olarak sağlığın tarifinde iki tane kelime var. Dünya Sağlık Örgütü’nün tarifinde diyor ki; sağlık ruhen ve fiziken sağlıklı olma halidir. Toplumların ruhen sağlıklı olma hali korku üzerine bina edilmez. Güven üzerine bina edilir. Toplumların veya nesillerin ruhen sağlıklı olma hali geleceğe kaygı ile bakma hali üzerine bina edilmez. Umut üzerine bina edilir. Güven üzerine bina edilir. Kendisine özgüvenin üzerine bina edilir. Ama ne yazık ki bu ülkede 50 yıldır çocuklarımızı da korkutarak yetiştiriyorlar.”

Başörtülü Öğretmenler Sınava Alınmadı

Cumartesi, 13 Nis 2013 yorum yok

Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavında görevli başörtülü öğretmenler, Kılık Kıyafet Yönetmeliğine uymadıkları gerekçesiyle okula alınmadı.
Zübeyde Hanım İlköğretim Okulundaki sınavda, görevli öğretmenlerden bazılarının başörtülü olmasından dolayı salona girmelerine izin verilmedi.

Yönetmelik gerekçe gösterilerek okula alınmayan öğretmenler, durumu tutanak altına aldıktan sonra burada basın açıklaması yapmak istedi.

Polisin buna izin vermemesi üzerine alkışlarla okul dışına çıkan öğretmenler adına basın açıklaması yapan Eğitim-Bir-Sen Batman Şube Başkanı Şafi Özperk, İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli bir müdür yardımcısı tarafından bazı öğretmenlerin kılık kıyafet yönetmeliğine uymadıkları gerekçesiyle okul dışına çıkarıldığını belirtti.

Uygulamanın yasal olmadığını savunan Özperk, şöyle dedi:

Bu durumu protesto ediyor, bu zihniyeti kınıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün memurların kılık kıyafetleriyle değil, öğrencilerin başarısıyla uğraşmalarını bekliyoruz. Memur-Sen olarak tüm iş kollarında kılık kıyafet yönetmeliğini protesto etmek için aldığımız eylem kararı vardı.

Ülke genelinde devam eden bu eylemimizi yasaklama cüretini gösterdiler. Bu konuya tepkimizi gereken yerlere ileteceğiz dedi.

Öğretmenler açıklamanın ardından sessizce dağıldı.

Akil İnsanlar Vatandaşlarla Görüştü

Cumartesi, 13 Nis 2013 yorum yok

Akil İnsanlar Akdeniz Bölgesi Heyeti, Burdurun Karapınar köyünde vatandaşlarla bir araya geldi..
Burdura gelen Rifat Hisarcıklıoğlu, Lale Mansur, Tarık Çelenk, Kadir İnanır, Şükrü Karatepe, Muhsin Kızılkaya, Öztürk Türkdoğan ve Hüseyin Yayman Bucak ilçesine bağlı Karapınar köyünü ziyaret etti.

Vatandaşlar, köy girişinde heyettekileri çiçek vererek karşıladı. Heyettekiler, daha sonra kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelerek, sohbet etti.

Heyet Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, heyet olarak bölgedeki ilk ziyaretlerine Burdurdan başladıklarını söyledi. Devletin bir süreç başlattığını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

Özellikle ülkemizdeki bu huzur sürecinde vatandaşımız ne düşünüyor, halkımız ne düşünüyor? diye bize görev verdiler. Siz de bu süreçle ilgili ne düşünüyorsunuz? İletmek istediğiniz bir şey varsa bunu alıp devletimize iletmek üzere sizlerle beraberiz. Hani eskiden postacı vardı. Şimdi postacı kalmadı. Eskiden mektupla yazışırdık. Şimdi biz sizin postacınız olacağız. Mektubu alacağız, doğru Ankaraya ileteceğiz.

Kadir İnanır

Kadir İnanır ise süreçle ilgili kaygıları ortadan kaldırmak için Burdura geldiklerini ifade etti.

Yani herkesin bir kaygısı varsa, bizim de var. Onun için konuşarak, diyalogla barış sözcükleriyle ve güzel duygularla sorunlarımızı ortaya koyacağız diyen İnanır, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu konuşmalardan çıkacak ortak bir raporu merkeze ileteceğiz. Halkımızın endişelerini oraya aktaracağız. Bu sürecin başarılı bitmesi için birer barış elçisi olarak görevlendirildik diye düşünüyorum. Bu sıcacık, dürüst, namuslu ellerimizi birleştireceğiz. Bu ülkenin daha huzurlu, daha mutlu olması için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Onun için çalışmaya başladık.

Vatandaşlarla sohbet eden İnanır, herkesin bütün endişelerini ortaya koymasını istedi.

Lale Mansur: Ömrümde ilk defa hayal etmeye başladım

Lale Mansur ise bir gazetecinin, Siz bir sanatçı olarak süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusu üzerine şöyle konuştu:

Ben son derece mutluyum. 20 yıldır sivil toplum kuruluşlarında barış için çaba gösteriyorum. DGMlerde 11 yılla yargılandım, sırf bu yüzden… O yüzden çok mutluyum ve çok ümitliyim bu sefer. Çünkü gerçekten çok kararlılar. Bunu gerçekten başarmak istiyorlar. Ben yavaş yavaş hayal etmeye başladım. Gerçekten bu olursa, başarılırsa nasıl bir ülkede yaşayacağız diye… Ömrümde ilk defa hayal etmeye başladım.
Heyet, daha sonra köy kahvaltısı yaptı ve gözleme pişiren kadınlarla bir süre sohbet etti. Programa katılmayan Nihal Bengisu Karacanın, çalışmalara daha sonra iştirak edeceği bildirildi.

Hisarcıklıoğlu: Beraber hareket edebilirsek hep beraber kazanacağız

Akil İnsanlar Akdeniz Bölgesi Heyeti, daha sonra Burdur Valisi Nurettin Yılmazı makamında ziyaret etti.

Heyet Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada, heyet üyelerinin ülkeye huzur gelmesini istediğini anlatarak, Demokrasimizin kalitesi artsın istiyoruz. Bu çerçevede bizim kültürümüzde Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır diye söz vardır. Bu ülkenin 76 milyon insanı bir ve beraber hareket edebilirse rahmet ve berekete kavuşacak. O zaman hep beraber kazanacağız, ülke kazanacak şeklinde konuştu.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Heyeti, Diyarbakırda

Akil İnsanlar Güneydoğu Anadolu Bölgesi Heyeti, Diyarbakır Dernekler Platformunca düzenlenen Akil İnsanlar Halkla Buluşuyor Toplantısında din adamları, kanaat önderleri ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Heyet Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, Kayapınar Kültür Merkezinde düzenlenen toplantı öncesinde yaptığı konuşmada, akil insanlar heyetinin tarih boyunca çatışma ve şiddet yaşanan yerlerde uygulanan bir mekanizma olduğunu belirterek, Komisyonların kimi yerde hakemlik, kimi yerde ara buluculuk, kimi yerde de şahitlik ve benzeri görevler üstlenmiştir dedi.

Aralarında din adamları, kanaat önderleri ve kadınların da bulunduğu vatandaşlar toplantıya yoğun ilgi gösterdi. Salona, Barışın kaybedeni olmaz yazılı pankart asıldı.

Heyet, şehit er Çokurun ailesini ziyaret etti

Akil İnsanlar Güneydoğu Anadolu Bölgesi Heyeti, 1995 yılında Bingölde şehit olan er Abdulvahap Çokurun Diyarbakırda yaşayan ailesini ziyaret etti.

Kayapınar ilçesindeki Huzurevleri semtinde yaşayan Çokur ailesini ziyaret eden Yılmaz Ensaroğlu başkanlığındaki heyet, aile fertleriyle sürece ilişkin bir süre görüştü.

Şehit erin annesi Hatun Çokur, artık barışın gelmesini istediklerini belirterek, Hepimiz Müslümanız. Artık kan dökülmesin. Müslüman Müslümanı, kardeş kardeşi öldürüyor. Yeter artık dedi.

Şehit erin kardeşi ve Diyarbakır Şehit Aileleri ile İnsan Hakları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (YURT-SAV) Başkanı Ömer Çokur ise hem şehit ailesi hem de dernek olarak süreci desteklediklerini belirtti.

Görüşme sırasında anne Çokur gözyaşlarına hakim olamadı. Annenin ağladığını gören heyet üyeleri de duygusal anlar yaşadı.

Ziyaretin sonunda heyette yer alan Mehmet Emin Ekmen ve Fazıl Hüsnü Erdem anne Çokurun elini öptü.

Erdem: Sadece konuşacağız, fikir alacağız

Başkanlığını Tarhan Erdemin yaptığı Akil İnsanlar Ege Bölgesi Heyetindeki Avni Özgürel, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Fuat Keyman, Baskın Oran, Fehmi Koru, Fadime Özkan, Hasan Karakaya, İzmirde, konaklayacakları otelde bir araya geldi.

Heyet Başkanı Tarhan Erdem, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine halkın fikrini öğrenme görevini biçtiklerini ifade etti.

Bunu yaparken herkese ulaşmanın imkansız olduğunu bildiklerini ancak ulaştıkları kişilerin fikirlerini öğrenmeye gayret edeceklerini dile getiren Erdem, şunları kaydetti:

İzmir gibi bir yerde, halkı gerçekten temsil edebilecek sayıda insana ulaşmak zaten mümkün değil. Biz bazı insanlarla konuşacağız, bunun anlamı budur. Ne İzmiri temsil edecektir ne Egeyi temsil edecektir. Sadece konuşacağız, fikir alacağız. Çözüm süreci nasıl algılanıyor, onu anlayacağız. Biz de onlara kendi tanımlarımızı söyleyeceğiz.

Akil İnsanlar Ege Bölge Heyeti Üyesi Fehmi Koru, çözüm sürecindeki tereddütlere ilişkin, Bunu doğal karşılamak lazım. Çünkü bugüne kadar başka ülkelerde denenmemiş, yepyeni bir yöntemle sonuç alınmaya, terörden kurtulmaya çalışılıyor dedi.

Heyetteki Fadime Özkan da Asla kimseye bir şey dikte etmek onları bir şeye ikna etmek gibi bir niyetle hareket ediyor değiliz diye konuştu.

Kemeraltı Çarşısında halkla buluştular

Akil İnsanlar Ege Bölge Heyeti daha sonra İzmirde tarihi Kemeraltı Çarşısında halkla bir araya geldi.

Kemeraltı Çarşısıdaki Kızlarağası Hanını ziyaret eden heyet, burada bir çay bahçesine konuk oldu. Oturdukları bölümde vatandaşların çözüm süreci hakkındaki görüşlerini sordu.

Heyetin masasına konuk olan vatandaşlardan Cemil Fazlı, sürece destek verdiğini ifade etti.

Heyetin başkanvekilliği görevini de yürüten Avni Özgürel ile Fuat Keyman ise han avlusunda çay içen gençlerin masalarına oturup süreçle ilgili görüşlerini öğrenmeye çalıştı.

Özgürel ve Keymanın masasına konuk oldukları Erdem Arıcan ve Nefise Yılmaz, terörün sona ermesi ve ülkede barışın hakim olmasını istediklerini ancak süreçten tereddüt duyduklarını ifade etti. Bu tereddütün, sürece ilişkin bilgi sahibi olmamaktan, nasıl bir yol haritası izlendiğini bilmemekten kaynaklandığını dile getirdi.

İç Anadolu heyeti Konyada

İç Anadolu Bölgesindeki çalışmaları başlatmak üzere Konyaya gelen heyet üyeleri, bir otelde kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı yaptı. Heyet üyelerinden Prof. Dr. Doğu Ergil, yurt dışında olduğu için toplantıya katılamadı.

Heyet Başkanı Ahmet Taşgetiren, Akıllarımızı koyacağız, gönüllerimizi koyacağız ve Konyadan güzel, büyük bir ses çıkacak, ülkemiz için, İslam dünyası için. Türkiyenin kendi iç sorunlarını çözmesi, sulh ve selamete ulaşması, bu koca coğrafyada büyük bir aşk ve şevk uyandıracaktır dedi.

Türkler-Kürtler ayrımının en baştan yanlış olduğuna dikkati çeken Taşgetiren, Barış ve huzur arıyoruz. Burada, bu huzura bir adım daha yaklaşalım. Şehit cenazesi gelmesin evlere. Doğudaki annenin evine de cenaze gelmesin. Ben diyorum ki; Öcalan Kürtlerden özür dilemeli. Diyorum ki; Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan ölmüyor. 18 yaşındaki Kürt çocuğu ölüyor. Bu süreç örgüte silah bıraktırabilecek süreçse, bunu desteklemek lazım diye konuştu.

Heyette yer alan insanların farklı düşüncelerden geldiğini, ancak birlikte sürece destek verdiklerini dile getiren heyet üyesi Cemal Uşşak, İlk defa bu iktidar, dünyanın başka yerlerinde tecrübe edilen ve sonuç alınan yöntemi deniyor. İnanıyoruz; umudumuz kuvvetli ki bu yöntemle elbette sonuç alınacaktır ifadelerini kullandı.

Heyettekilerden Celalettin Can da bir sosyalist olarak heyette bulunduğunu belirtti.

Ülkede Kürt meselesi diye bir mesele olduğunu dile getiren Can, Bizim ne yapıp edip, bu kadar insanın ölümüne yol açan, Türkiyeyi bu kadar karartan, ekonomik, sosyal, siyasal krize sokan, dış politikasını ipotek altına alan bu sorunu çözmemiz, çözerken de lafı dolandırmamamız gerekiyor dedi.

Heyetin başkan vekili Beril Dedeoğlu ise üniversite hocası olduğunu, geçmişte üniversitelerdeki sağ-sol mücadelelerini çok iyi hatırladığını dile getirdi.

O zaman öğrencilerin içinde olduğu kavgaların, nasıl bir Türkiye istemediğini gösterebilecek en iyi fotoğraf olduğunu anlatan Dedeoğlu, İşte ben Türkiyede gençlerin, çocukların, eğitim kurumlarımızın, sokaklarımızın bu tür davranışlarla şekillenmesini istemediğim için buradayım dedi.

Sohbet