görüntülü sohbet sesli chat odaları
Yazan: admin 31 Ekim 2009
Kategori: Arkadaslik Siteleri
sesli chat odaları yuregininsesi görüntülü chat sesli chat odaları seslisiteler sesli sohbet siteleri
yuregininsesi kameralı sesli chat
Yazan: admin 31 Ekim 2009
Kategori: Sesli Siteler
yuregininsesi kameralı sesli chat sesli sohbet seslichat seslisohbet kameralı sohbet kameralı chat sesli siteler
www.sesliyarenler.com KAPANDI GİRİSLER BURDAN sesliyarenler.com
Yazan: MeRHaMeTSiZ 30 Ekim 2009
Kategori: Sesli Siteler
Www.Sesliyarenler.com Selam herkese arkadaslar Sesliyarenler.com kapandi herkesi simdi buraya bekliyoruz sitemiz acilmiyacak artik bizlerde sizler gibi www.yuregininsesi.net adresindeyiz resime tikla ok hadiiiiii

Bahçeli: Hadleri Bildirilmeli
Yazan: admin 28 Ekim 2009
Kategori: Güncel Haberler
MHP lideri Bahçeli, ‘AKP ve Gülen’i Bitirme Planı’nın orijinalinin ortaya çıkmasıyla ilgili ilk kez konuştu. İşte Bahçeli’nin değerlendirmesi…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli demokrasiye yönelik tehditleri hukuken sonuçlandırmayan, üzerine gitmeyen, sorumluları ortaya çıkarmaktan ısrarla kaçınan AKP zihniyetinin siyasete dışarıdan müdahale arayışlarını sandıktan çıkarıp yeniden ısıttığını, bunun gündemi değiştirme vasıtası olarak görülmesi gerektiğini bildirdi.
Bahçeli yazılı açıklamasında “irticayla mücadele planı” hakkındaki görüşlerini de açıkladı.
Başbakan samimiyse adaletin hızla işletilmesi ve hükümetin irticayla mücadele planı konusunda biran önce gereğini yapması gerektiğini belirten Bahçeli, “Siyasetin alternatifi mutlaka siyaset olmalı, kendinde güç ve akıl vehmedenlerin demokrasi dışı arayışları, kirli oyunları ve dayatmaları acilen soruşturulmalı ve sonuçlandırılmalıdır. Adaletin tecellisine ve kararlarına herkes katlanmalı, hangi seviyede ve kim olursa olsun sorumlularına hadleri bildirilerek, bütün gerçeklerin bir an önce ortaya çıkması sağlanmalıdır. Ve bütün bunlar tamamen hukuk içinde kalınarak çözülürken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasından, karalanmasından ısrarla kaçınılmalı, bu temel milli kurumun kahramanca yürüttüğü vatan görevi sekteye uğratılmamalıdır” dedi.
Türkiye’nin geçtiğimiz asırlardan beri siyasetin ve demokrasinin sırtında kambur olan bu ilkel anlayıştan mutlaka kurtulması gerektiğini anlatan Bahçeli, “Demokrasiye yönelik tehditleri hukuken sonuçlandırmayan, üzerine gitmeyen, sorumluları ortaya çıkarmaktan ısrarla kaçınan AKP zihniyetinin, siyasete dışarıdan müdahale arayışlarını sakladığı sandıktan çıkarıp yeniden ısıtması gündem değiştirme vasıtası olarak görülmelidir” dedi. Bahçeli şöyle devam etti:
“AKP zihniyeti de bir an önce soruşturmaları sonuçlandıracak tedbirleri almalı ve konu sıkıştığı yerde devreye sokacak bir oyalama ve göz boyama vasıtası olmaktan çıkartılmalıdır. Bu konuda partimiz ihtiyaç duyulacak bütün desteği vermeye hazır ve kararlıdır. Ne var ki, dikkatleri başka noktalara çeken bu gelişmeye rağmen, AKP hükümetinin yıllardır süren tahrikleriyle kırılgan hale gelen milli kardeşlik duyguları en küçük bir kıvılcımla patlayacak, büyük ve vahim olaylara neden olacak gerilimleri yeterince biriktirmiştir.”
Hülya Avşar Kürt Değil
Tarihçi Cezmi Yurtsever, Hülya Avşar’ın etnik kimliğini sakladığını ileri sürerek, “Hülya Avşar, melez değil; Türkmendir.” dedi.

Osmanlı arşivinden Hülya Avşar’ın mensup olduğu Avşar aşiretinin Çukurova’dan Binboğa Dağları ve Kayseri yöresine olan göç ve iskan olayları ile ilgili araştırma yaptığını anlatan Cezmi Yurtsever, “1500-1900 yılları arasında kayda alınmış yüz binlerce belge üzerinde araştırmalar yaptım. Avşarlar, 1865 yılında Osmanlı yönetimi tarafından Toros Dağları’ndan batıya Kayseri yöresine yerleştirildi. Uzunca süre fakirliğin pençesinde büyük kayıplar verdi.
Pınarbaşı Hasköy’e yerleşen Avşarlar’dan bir topluluk 1870′li yılların başlarında Ardahan yakınlarına yerleşti ve Hasköy-Hoçvanik adıyla bir köy kurdu. Köyün kurucuları Hülya Avşar’ın dedeleridir. Hülya Avşar, ‘Babam Celal, Kürt asıllıdır’ derken tarihin gerçeklerini görmek istemiyor. Elimizdeki belgeler Hülya Avşar’ın Türkmen ve Avşar asıllı olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.
YAŞAR KEMAL DE TÜRK
Çukurova Üniversitesi’nden fahri doktora ünvanı almak için Adana’ya gelen Yazar Yaşar Kemal’in “Hemite köyünde yaşayan tek Kürt ailesi olmamıza rağmen yöredeki Türkmen asıllı köylülerden dostluk gördük.” yönünde yaptığı açıklamalarını hatırlatan Yurtsever, “Aynı gün Adana Büyükşehir Belediye Başkanığını da ziyaret eden Yaşar Kemal özel sohbet ortamında ‘Ben Kürt asılı değilim. Ailem Van’dan Çukurova’ya gelmiş, ama bizim aşiret Kafkaslar’dan Van yöresine yerleşen Türk asıllıdır. Aşiretimizin Kürtlük’le ilgisi yoktur. Sadece anam Kürt bir ailedendir.” açıklamasını yaptı. Yaşar Kemal’in gündem dışı yaptığı bu açıklamalar ailesi ve aşiretinin de etnik gerçeklerini yansıtır.” ifadesini kullandı.
Yurtsever, Yaşar Kemal hakkında şu açıklamalarda bulundu: “Rus ve Ermenilerin 1915 yılında Van şehrine gerçekleştirdikleri saldırı esnasında Erciş yöresinde yaşayan Liva (Bayrak) aşireti toplu göç yaparak Çukurova’ya geldi ve Kadirli şehir merkezine yerleşti. Yaşar Kemal’in aşiretine bağlı silahlı direnişçiler Fransız işgali esnasında Haçin(Saimbeyli) savaşlarında Kuva-i Milliye saflarında mücadele ettiler. Ve savaş bitiminde Yaşar Kemal’in babası Hemite köyüne gelerek Ali Saip’in çiftliğinde çalışmaya başladı. 1927 yılında köy camisinde silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Babası Sadık Bey’in mezar taşı üzerinde öldürüldüğü caminin sade çizilmiş şekli ve üzerinde Osmanlıca “Van muhaciri” sözleri yazılıdır. Yaşar Kemal’in babasının mezarını inceledikten sonra Osmaniye Tarihi kitabını yazdım. Yaşar Kemal şu anda 86 yaşında ve etnik kimliğini kamuoyundan gizliyor. Köken bilgileri onun Türkmen asıllı olduğunu gösteriyor.”
ÜNLÜLERİN ETNİK KİMLİKLERİNİ TÜYAP’TA SERGİLEYECEK
Tarihçi Cezmi Yurtsever, Osmanlı Arşiv kaynaklı çok sayıda seçilmiş belge ve fotoğraflar ile 31 Ekim- 8 Kasım 2009 Kasım tarihleri arasında yapılacak TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda sergileyecek.
Altınkoza standında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dedelerinin idam fermanları, Necmettin Erbakan’ın ailesinin Fransız işgalinde yaşanan Haçin savaşlarında topluca katledilmesi, Yaşar Kemal ve Hülya Avşar’ın etnik kimliklerini yansıtan belgeleri sergileyecek Yurtsever, kimliklerinin gizlediklerini iddia ettiği Hülya Avşar ve Yaşar Kemal’i de sergiye davet etti.
Gül’den Önemli 29 Ekim Mesajı
Yazan: admin 28 Ekim 2009
Kategori: Güncel Haberler
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den, önemli Cumhuriyet Bayramı mesajı..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhuriyet Bayramı mesajında, ”Türkiye tüm farklılıklarıyla, zenginlikleriyle, değerleriyle bir bütündür.
Bu ülkede yaşayan herkes, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak eşit haklara sahiptir. Herkes gelecek korkusu olmadan, insan gibi yaşama ve kendini geliştirme hakkına sahiptir.
Türkiye, barış ve huzur ortamının pekişmesi için iyi niyetle ve sabırla gayret gösterirken, terörle mücadelesini de en güçlü ve kararlı bir şekilde devam ettirecektir” dedi.
Gül aynı zamanda provokatif ve ölçüsüz davranışlardan kaçınılması gerektiğinin de altını çizdi.
Rusya’da Domuz Gribi Şoku !
Yazan: admin 28 Ekim 2009
Kategori: Güncel Haberler
Rusya’da domuz gribinden dün gerçekleşen dört ölümlü vaakanın ardından, virüsün hızla yayıldığı açıklandı.

Rusya’da domuz gribinden dün gerçekleşen dört ölümlü vaakanın ardından, virüsün hızla yayıldığı açıklandı. Önceki gün bin 349 olarak açıklanan vakıa sayısı bin 819′a yükseldi. İki günde hasta sayısının yüzde 35 oranında artmasına dikkat çeken uzmanlar, aşının bir an önce devreye girmesini istiyor.
Rusya Halk Sağlığı Dairesi Başkanı Gennadi Onişenko yaptığı açıklamada, “Vakıa sayısı bin819′a ulaştı. Dört kişi de hayatını kaybetti. Ekim ayında çok hızlı bir artış var. Özellikle Rusya’nın Çin ve Moğolistan’a yakın uzak doğu bölgesinde durum çok kötü.” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya’nın başkenti Moskova’da da 500′den fazla vakıa tespit edildi. Moskova İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “299′u çocuk olmak üzere toplam 525 vakıa tespit edildi. Hastaların yüzde 53′ü yurtdışından gelenlerde görüldü.” bilgisi verildi.
30 MİLYON KİŞİ AŞILANACAK
Rusya aralık ayında ilk aşılama işlemine başlamak istiyor. Rusya’nın test üretimini tamamladığı kendi üretimi aşılardan 10 milyon adet ilk aşamada öncelikli gruplara uygulanacak. Virüsün bu şekilde yaygınlığının devam etmesi durumunda kapsamın 30 milyona çıkarılması hedefleniyor.
Nisan 2009′da ilk kez Meksika’da görülmeye başlayan virüs hızlı bir şekilde tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün son verilerine göre, 5 binden fazla kişi domuz gribinden hayatını kaybetti.
Ebru Şallı Tepkilere Cevap Verdi
Ebru Şallı, söylediklerinin çarpıtarak gündeme geldiğini söyledi.

Ebru Şallı, magazin gündemine bomba gibi düşen ve eleştirilen “Kilolu kadın çirkindir” sözünün kendisine ait olmadığını söyledi. Konunun çarpıtıldığını öne süren ünlü manken, “Bilip bilmeden hakkımda yazı yazan herkese yazıklar olsun. Herkes bir anda vurun abalıya misali üzerime üşüştü” diye tepki gösterdi.
SORUN MU YOK?
Okan Bayülgen’in programında söylediği “Ebru Şallı güzel bir kadın değil. Hele yaşlılığı facia olacak” sözlerine de çok kızan Şallı, tepkisini şöyle ifade etti: “İnsanlar programlarında konu eksikliği yaşayıp bana saldırdı. Türkiye’nin gündeminde başka bir sorun yok mu? Domuz gribi gibi önemli bir sağlık sorunu varken herkes üzerime üşüştü! Benim bu halimden eşim son derece mutlu. Kime ne bundan? Ben son derece sağlıklı birisiyim. Kafam çalışıyor ve üretiyorum. Bana yapılanların insanlıkla alakası yok.”
DAVA AÇACAK
Ebru Şallı, hakkında söylenen tüm ağır sözler ve yazılar için avukatına talimat verdiğini belirterek, şunları söyledi: “Bundan böyle kişilik haklarıma saldıran ve ağır sözler sarf eden herkese dava açacağım. Hakkımı arayacağım.”
HİÇ BÖYLE FÜTURSUZ BİR CÜMLE KURABİLİR MİYİM?
Ebru Şallı, “Hakkımda yapılan acımasız eleştirileri kabul etmiyorum” dedi ve ekledi: “Pilates programımın tanıtımında gazeteciler bana ‘Zayıf kadın mı güzeldir, şişman kadın mı?’ diye sordu. Zayıf kadınların giydiklerini daha iyi taşıyabildiğini ancak kiloluların da düzenli spor yaparak kendilerini rahatlıkla forma sokabileceklerini söyledim. Ben ev hanımlarını zayıflatmak için çaba sarf eden biriyim. Hiç böyle fütursuz bir cümle kurabilir miyim?”
Uzmanlardan Önemli Uyarı
Uzmanlar, ”domuz gribi” aşısına ilişkin iddiaları yanıtlayarak, özellikle risk grubunda bulunanları uyardı.

Uzmanlar, ”domuz gribi” aşısına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, özellikle risk grubunda bulunanların mutlaka aşı yaptırması gerektiğini bildirdi.
Ankara Tabip Odası’nda (ATO) Eğitim-Sen ve Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alpay Azap’ın da katılımıyla, domuz gribi ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı.
ATO Başkanı Prof. Dr. Gülriz Ersöz, domuz gribi ile ilgili basında yanlış ya da eksik bilgilerin yer aldığını belirterek, Sağlık Bakanlığının daha şeffaf olması ve aşının kimlere ve ne şekilde yapılacağına ilişkin daha kapsamlı açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.
Sağlık çalışanlarına ”domuz gribi” aşısının yapılacağının duyurulduğunu, ancak aşının tüm personele mi yoksa belli risk gruplarında çalışan bölümlerdeki elemanlara mı yapılacağına açıklık kazandırılmasını arzu ettiklerini ifade eden Ersöz, ”Bakanlığın aşı ile ilgili plan ve programlarda daha şeffaf olmasını istiyoruz” dedi.
AÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Azap da domuz gribiyle ilgili basında çıkan haberlere açıklık getirdi.
Sağlık Bakanlığının olası bir pandemi durumuna karşı ”aşı” ile ciddi bir önlem aldığını belirterek, aşı ile ilgili iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve toplumda gereksiz paniğe neden olunduğunu söyledi.
İnfulenza aşısının yeni bir aşı olmadığını, yaklaşık 50 yıldır mevcut yöntemle üretildiğini ve şu an domuz gribi aşısının da aynı yöntemle elde edildiğini anlatan Azap, aşının ilk defa deneneceğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Azap, aşının üretim şeklinin değil, içindeki antijenlerin değiştiğini, ancak bu konuda da endişeye gerek olmadığını ifade ederek, aşıların içindeki ”adjuvan” isimli katkı maddesinin de yıllardır denenmiş olduğunu, birçok Avrupa ülkesinde çeşitli aşıların içinde bulunduğunu bildirdi. Türkiye’de kullanılacak olan aşıların da içinde ”adjuvan” maddesinin bulunduğunu anlatan Azap, ”Adjuvan, aşının daha etkili olmasını sağlıyor. Adjuvanlı aşı ile daha çok kişiye aşı yapılabilecek, katkı maddesi olmasaydı sınırlı sayıda insana aşı yapılabilecekti” diye konuştu.
Azap, ”adjuvan” maddesinin nükleer aktif madde olduğuna yönelik iddiaların asılsız olduğunu, bu maddenin sadece aşılar içinde kullanıldığını belirtti.
Aşının felç yapma gibi yan etkiye yol açabildiğine yönelik iddialar için de Azap, bu konuda çok sayıda klinik çalışmalar yapıldığını, endişe verici bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. Azap, şunları kaydetti:
”Hastalık, şu an için hafif seyirlidir, ancak bulaşma hızı çok yüksektir. Özellikle çocuklarda ağır seyredebilir. Bu nedenle, aşı ile ilgili endişeler gereksizdir. 6-24 yaş arasındakiler, gebeler, kalp ve akciğer gibi kronik hastalığı olan kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, 6 aydan küçük bebeklere bakım verenler ve sağlık çalışanları mutlaka aşı yaptırmalıdır.”
Gebeler katkı maddesi olmayan aşıların yapılacağının açıklanmasıyla ilgili olarak da Azap, ”Bu karar tamamen bir tedbir içindir. Çünkü, aşı, gebeler üzerinde test edilmemiştir. Bir yan etkisinin olabileceğinden endişe edildiği için değil, tamamen bir tedbir olarak alınmış bir karardır” dedi.
”MEVSİMSEL GRİBİN YERİNE GEÇTİ”
”Domuz gribi”nin, artık mevsimsel gribin yerine geçtiğini, şu anda görülen vakaların çoğunluğunun ”domuz gribi” olduğunu ifade eden Azap, ”Şu anda görülen griplerin yüzde 99′u domuz gribi şeklinde seyrediyor” diye konuştu.
Azap, ateş, öksürük ve boğaz ağrısının domuz gribinin bulguları olduğunu, ateşin 2 gün devam etmesi halinde hastaneye başvurulması gerektiğini anlatarak, hekimin gerekli gördüğünde ilaç tedavisi uygulayacağını, bunun dışında hastalık bitinceye kadar istirahat edilmesi gerektiğini kaydetti. Gereksiz ilaç kullanılmasından kaçınılması gerektiğini belirten Azap, hastalığın ilaca direnç kazanmaması için ilaç kullanımına hekimin karar vermesi gerektiğini vurguladı.
ATO Genel Sekreteri Aytuğ Balcıoğlu ise sağlık çalışanlarının risk altında olduğunu ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek, vakit kaybetmeden bütün sağlık kuruluşlarında sağlık birimleri kurulmasını istediklerini belirtti.
Türkiye’nin aşı temininde herhangi bir sıkıntı yaşamaması için en kısa zamanda Macaristan’da olduğu kendi aşını üretebilir hale gelmesi gerektiğini kaydeden Balcıoğlu, ”Önümüzdeki dönemlerde umarım kendi aşımızı üretmiş olmanın sevincini yaşarız” dedi.
Öte yandan, Eğitim-Sen ve ATO iş birliğiyle, ilköğretim öğrencilerine dağıtılmak üzere ”domuz gribi”ne ilişkin detaylı bilgilerin yer aldığı bir broşür hazırlandığı belirtildi.
F.Bahçe’den Saran’a Sert Tepki
“F.Bahçe’yi Aziz Yıldırım’dan çok daha iyi yönetirim” şeklinde bir açıklama yapan Sadettin Saran’a sarı-lacivertli kulüpten sert bir cevap geldi.

Fenerbahçe Yönetimi’nden, kulübe 8 milyon dolarlık alacak davası açan ve bugün “Fenerbahçe’yi Aziz Yıldırım’dan çok daha iyi yönetirim” şeklinde bir açıklama yapan Sadettin Saran’a sert bir cevap geldi.
Saran’ın Fenerbahçe Kulübüne 8 milyon dolarlık alacak davası açtığının belirtildiği açıklamada “Fenerbahçe Spor Kulübü başkan adayı olacak kadar büyük Fenerbahçe sevgisi olduğunu her vesile ile ifade eden Sayın Saran’ın başlatmış olduğu bu hukuksal girişimin, Galatasaray derbisinde elde edilen zaferin hemen ertesinde yapılmış olması basit bir rastlantı ile izah edilemeyecek kadar önemlidir” denildi.
Sarı lacivertli kulüpten yapılan açıklama şöyle:
“Sayın Sadettin Saran’ın sahibi bulunduğu, KAS MANAGEMENT LTD isimli şirket, kulübümüzle 20.11.2009 tarihinde imzalamış bulunduğu bir sözleşmeye dayalı olarak, 2007-2008 futbol sezonu öncesi Türkiye Kupasından ve UEFA Şampiyonlar Liginden kulübümüzün elde etmiş olduğu gelirler üzerinde yaklaşık sekiz milyon Amerikan doları tutarında bir alacak iddiasıyla kulübümüz aleyhine hukuki bir süreç başlatmıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü başkan adayı olacak kadar büyük Fenerbahçe sevgisi olduğunu her vesile ile ifade eden Sayın Saran’ın başlatmış olduğu bu hukuksal girişimin, Galatasaray derbisinde elde edilen zaferin hemen ertesinde yapılmış olması basit bir rastlantı ile izah edilemeyecek kadar önemlidir.
Sayın Saran’ın, kulübümüze yönetici olduğu sırada imzalanmış olan sözleşmenin karşılığı, Sayın Saran’a, kulübümüz tarafından misli misli ödenmiştir. Ancak Sayın Saran, sözleşme içeriğindeki bir düzenlemeden doğan hukuki yorum farkının, lehine yaratmış olduğu sonuçlardan istifade etme arzusu ile hareket eserek bu güne kadar elde etmiş olduğu ticari kazancına yeni kazançlar katma çabası içindedir. Bu girişimin, süreç boyunca kulübümüzü mali olarak sıkıntıya sokacağı, kulübümüzün bu mali tehdit altında yaşamak zorunda kalacağı tartışmasızdır.
Sayın Saran tarafından başlatılan hukuki sürece karşı kulübümüz gerekli her türlü hukuksal savunmasını yapacaktır. Ancak bununla birlikte camiamızı kulübümüz aleyhine başlatılan bu girişimden haberdar etmek ve açıklamaları ile gerçek niyetleri bu denli zıt olan kişiler ile ilgili olarak camiamızı bilgilendirmeyi bir gereklilik olarak görüyoruz.


