Yeni Haftanın Hava Durumu!
Yazan: admin 28 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
Türkiye genelinde lodos esmeyi sürdürdüğünden sıcaklıklar bugün de yüksek. Yeni haftanın başında hava soğuyacak ancak sonrasında….
Türkiye genelinde lodos esmeyi sürdürdüğünden sıcaklıklar bugün de yüksek. Ancak gece Yunanistan’dan önce Ege ve Marmara’ya yeni bir yağışlı hava gelecek. Yeni haftanın başında hava soğuyacak ancak sonrasında sıcaklık yeniden yükselecek.
Türkiye’nin kuzey ve batı kesimlerinin yağışlı sistemin etkisinde kalacağı tahmin ediliyor. Marmara ve Ege’de şiddetli lodos bekleniyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce yapılan son değerlendirmelere göre; Türkiye’nin kuzey ve batı kesimlerinin yağışlı sistemin etkisinde kalacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın; Marmara ile Kıyı Ege’de güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.
Hava sıcaklığı Türkiye’nin Ülkemiz genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek.
Rüzgar, güney ve güneybatı yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, ülkemizin batı kesimlerinde kuvvetli, Marmara ile Kıyı Ege’de yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esecek.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI
Rüzgarın; Marmara ile Kıyı Ege’de güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (Deniz ulaşımında aksamalar, Soba zehirlenmeleri vb.) dikkatli ve tedbirli olunması istendi.
BÖLGELERE GÖRE HAVA DURUMU
Bölgelere göre hava durumu şöyle tahmin ediliyor:
MARMARA: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Rüzgar; güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esecek.
EGE: Parçalı çok bulutlu, sabah Kuzey Ege kıyıları, öğle saatlerinden sonra bölge geneli yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Rüzgar; güney ve güneybatı (Lodos) yönlerden kuvvetli ve kıyı kesimlerinde yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esecek.
AKDENİZ: Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Antalya, Isparta, Burdur, Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye ve İskenderun çevreleri sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek
İÇ ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra Ankara ve Eskişehir çevreleri, akşam ve gece saatlerinde bölgenin kuzeyi aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Sabah saatlerinde bölgenin kuzeybatı kesimlerinde sis görülecek.
BATI KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde sis görülecek.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, sabah Doğu Karadeniz, akşam ve gece saatlerinde Orta Karadeniz ile Giresun çevreleri yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Sabah saatlerinde Tokat çevrelerinde sis görülecek.
DOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Ardahan ile Kars’ın kuzey ilçeleri kar yağışlı, Malatya ve Elazığ çevreleri sisli geçecek.
GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde bölgenin kuzey ve batısı sisli geçecek
Osman Baydemir’e Küfür Cevabı
Yazan: admin 28 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
AKP’li Hüseyin Çelik, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in küfürlü konuşmasına cevap verdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in küfürlü konuşmasına cevap verdi.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partisinin Bursa İl Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin özellikle son yıllarda kabuğunu kıran bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye’nin birkaç yıl öncesine kadar yurt dışındaki platformlarda sürekli reddedilen bir ülke konumundayken AK Parti iktidarıyla bunun tersine döndüğünü ifade eden Çelik, Türkiye’nin yurt dışında söz sahibi, küresel bir güç haline geldiğini kaydetti.
Çelik, ihracat konusunda atılan adımlarla krizden en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu ileri sürerek, ”İhracatta dünyanın dört bir yanına açıldık. Sadece Avrupa ile sınırlı kalsaydık krizden oldukça fazla etkilenecektik. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ‘kriz teğet geçecek’ dediğinde kimse inanmadı. Ama bakın. Yunanistan iflas bayrağını çekerken, bazı ülkelerde işsizlik ciddi oranlara ulaşırken Türkiye’nin kredi notu 2 basamak birden yükseltildi” diye konuştu.
BM’nin her yıl ”İnsani Gelişim Endeksi” açıkladığına dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti: Bu endekse göre Türkiye, 2003 yılı başında 96. sıradaydı. Bizden önceki koalisyon hükümeti, Türkiye’yi 85. sıradan 96. sıraya düşürdü. Bu endeks, 3 değişkene göre hazırlanıyor. Ekonomik güç, eğitim ve sağlık. 2008 yılı sonunda ise Türkiye 76. sıraya yükseldi. Yani 20 basamak birden çıktı. Küresel krizin etkisiyle 3 basamak geriledi ve şimdi 79. sıradayız. Bunlar somut göstergelerdir. Bunlar Türkiye’nin nereden nereye geldiğini, geliştiğini göstermektedir.”
‘HİZMET, HÜRRİYET, HUKUK’
‘Demokratik açılım’ çalışmaları konusunda haksız eleştirilere maruz kaldıklarını ifade eden Çelik, şunları kaydetti: 3H yapıyorlar. Hamaset yapıyorlar, husumet yayıyorlar ve hakaret ediyorlar. Bizim 3H’miz hizmet, hürriyet ve hukuktur. Bugüne kadar 3Y ile mücadele ettik. Yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluk. Demokratik olmalıyız. Düşünün bir odada çok sayıda insan var. Odadaki oksijen yeterli olursa herkes nefes alır. Gürcü de Çerkez de Kürt de rahat nefes alır. Biz demokratik atmosfere daha fazla hava pompalamak istiyoruz. Muhalefetin söylediği gibi kötüye giden bir durum yok. Türkiye, bölünmez bir bütündür. Bayrağımız, dilimiz, İstiklal Marşımız konusunda sorun var mı? Yok. Ama nedense yıllardır kangren olmuş sorunları görmüyorlar. Gündüz ortasında gözünü kapatan sadece kendisine gece yapar. Sorunları görmezden gelemezsiniz.”
Çelik, Türkiye’nin 25 yıldır kanını emen terörle mücadele ettiğini belirterek, ”Terörle mücadelenin sadece asker ve polisle yapılamayacağı söylendi. Bunun siyasi ve ekonomik boyutu var. Siyasi irade, bugüne kadar elini taşın altına koymadı, Mehmetçik elini koydu” dedi.
2023 yılına giderken Türkiye’nin ayağındaki prangaları atmış olacağını dile getiren Çelik, ”Biz çalışıyoruz ama CHP bize 10. Yıl Marşı’nı okuyor. Biz 100. Yıl Marşı’nı yazıyoruz. Biz büyük hedeflerle ilerliyoruz” diye konuştu.
Bir gazetecinin, ‘’siyasette küfürle” ilgili görüşünü sorması üzerine Çelik, ‘Fikretmeyen küfreder. Bize küfrettiğini sanıyor ama kem söz sahibine aittir. Seviyesi düşük insanlar en çok neyi yapar? Küfreder’ dedi. Hüseyin Çelik, daha sonra, partisinin il ve ilçe yöneticileriyle basına kapalı görüştü…
Bu Baraj Türkiye’de Bir İlk
Yazan: admin 28 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
Türkiye’de silindirle sıkıştırılmış katı dolgu tipiyle inşa edilen ilk baraj olan Cindere Barajı açıldı.
Türkiye’de silindirle sıkıştırılmış katı dolgu tipiyle inşa edilen ilk baraj olan Cindere Barajı ile Acıpayam ilçesindeki Acıpayam Ovası 1. Kısım Sulama inşaatının açılışı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) 55. yıl kutlamaları ve 55 projenin ortak açılış kapsamında törenle açıldı.
Törene Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Denizli Valisi Yavuz Erkmen, Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekilleri Mehmet Yüksel, Mithat Ekici, Salih Erdoğan, Denizli İl Genel Meclisi Başkanı Halil Pekdemir, AK Parti Denizli İl Başkanı Bilal Uçar, DSİ 21. Bölge Müdürü Halil İbrahim İndap ve protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Açılış töreninde konuşan İndap Cindere Barajı’nin temelinin 1993 yılında atıldığını ve silindirle sıkıştırılmış katı dolgu gövde tipi ile yapılan Türkiye’deki ilk baraj olduğu bilgisini verdi. Barajın 84 milyon metreküp su ile Buldan ovasında 4 bin 600 hektar arazinin sulanmasına katkı sağlayacağını ve 310 milyon TL’ye mal olduğunu vurgulayan İntap “Ayrıca, 88 milyon kilovat saat enerji üretimi hedefleniyor. Acıpayam Ovası 1. Kısım Sulama İnşaatı ile 14 bin 150 hektar alan sulanacak. 214 milyon TL’ye mal olan inşatta, 12 bin 410 metre klasik yedek kanal, 123 bin 964 tahliye ve drenaj kanalı, bin 415 adet borulu şebeke sanat yapısı, 284 adet ana kanal sanat yapısı bulunuyor.” dedi.
Vali Erkmen de konuşmasında barajlar ve toplulaştırma konusunda yaptığı katkılarından dolayı Başbakan Erdoğan ve hükümete teşekkür etti. Erkmen, ”Bu tesisler sayesinde, sulama yapılacak olması çiftçi arkadaşlarımızı rahatlatacaktır. Çok önemli sorunlarına derman olacak tesislerdir. Destekleri için Bakanımıza, milletvekillerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Bakan Kavaf ise “İnsanı yücelt ki, devlet yücelsin” felsefesiyle yola çıktıklarını anlatarak, ”Bizler hizmeti şiar edinmiş bir iktidarın mensuplarıyız. İnsanı yüceltmek, üretim kabiliyetini ortaya çıkarabilmek için ülkemizin tüm imkanlarını seferber ediyoruz. Denizli insanı üretim kapasitelerini, üretkenliklerini ispatlamış, gelmiş oldukları nokta itibariyle ekonomi literatürüne ‘denizli modeli’ olarak geçmiştir. Yeni bir hizmeti daha açacağız. Hizmetlerimiz bütün Türkiye çapında insafınızın potansiyelini ortaya çıkartarak, insanımızın zenginleşmesini sağlamak içindir. Bunun için hep birlikte çalışıyoruz. Halkımızın bize gösterdiği güvene layık olmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tele konferans sistemiyle Denizli’ye bağlanarak Bakan Kavaf ve diğer protokol üyeleriyle açılışı gerçekleştirdi. Bakan Kavaf, tesisleri Denizli’ye kazandırdığı için Başbakan Erdoğan’a teşekkür ederek, baraj ve sulama inşaatı ile ilgili Başbakan Erdoğan’a bilgi verdi. Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla Bakan Kavaf ve protokol üyeleri Cindere Barajı’nın açılışını gerçekleştirdi…
Cem Yılmaz’dan Duyulmamış Espiriler
Cem Yılmaz yeni filmi Yahşi Batı öncesi yine pek formda. Yılın son haftasonunu onun esprileyle kapatalım, biraz gülelim
Cem Yılmaz”ın merakla beklenen “Yahşi Batı” filmi 1 Ocak”da vizyona giriyor.
Vizyon öncesi Cem Yılmaz Vatan’dan Gülşen Yılmaz’la görüştü.
İşte Cem Yılmaz”la Yahşi Batı, müzik, arabalar, para, kadınlar ve milli piyango!
* Milli Piyango”da 30 milyon ile ne alınır diye hesap yapıyorlar.. 140 tane Ferrari… İyi de 140 tane Ferrari”nin Temmuz pulunu ne yapacan! Sıçtın!
* Yılbaşında 30 milyon alacan. Tamam çok güzel. Peki sosyal çevren ne olacak!
* Senaryoyu kendim yazıyorum. Bazen rolleri kıskanıyorum. Mesela Demet Evgar”ın oynadığı rolü oynamayı çok isterdim!
* Ağabeyim “Yahşi Batı”da ben de oynayacağım” dedi. “Olur mu öyle şey, sen oyuncu değilsin ki” dedim.. Kulağıma eğilip “Peki sen nasıl oynuyorsun” dedi. Adama hak verdim.
* Müzisyenler benden komik.. “Viyola kemanın dizelidir.. Ağırdan alır” dediler.. Öyle Gümüşhane Gümüşhane olalı böyle zulüm görmedi durumları yok yani..
* En sevdiğim besteci Mozart”tır.. Çünkü direk neticeye gider!
* Yöneteceğim orkestrayı tanıtmayı düşünüyorum ama biraz uzun sürer. Çünkü 14 tane birinci keman var.
* Evlenmeden önce annem ailesiyle ne zaman sinemaya gitse babam da bilet alırmış. Bir gün anneannem yine babamı görünce “Lan ne zaman sinemaya gitsek bu adamın yanına düşüyoruz” demiş.
* Müzisyenlere hürmet ederim. Benim işim orkestrayı dinlerken kendini Mozart zanneden seyirciyle.
* En büyük hayalim bu ülkede 5 yaşında bir çocuğun şakır şakır keman çalmasıdır. Ama Türkiye”de yetenek deyince akla kulağından leblebiyi sokup burnundan çıkartanlar geliyor.
* Muhabbet bittiği zaman ilişkim biter. Evliliği düşündüm ama hiçbir kadına
resmi olarak evlenme teklifi etmedim.
* Aşk acısı nedir bilmem… Çünkü hiç bir kadına ağlamadım. Kadına niye ağlayım kendime ağlarım. Bütün insanlığa ağlarım.
* Gazeteciler soruyorlar “aşk hayatınız nasıl?” diye… Ne aşkı ya? Halbuki sordukları aslında adamın zamparalık hayatı.
* Bana en çok AROG çok kazandırdı. Hokkabaz’ın gişesi çok düşük olmasına rağmen oran olarak o da kazandırdı. Ama gözlemlediğim kadarıyla en çok kazandıran Yahşi Batı olur. Öyle görünüyor…
Obezite Babadan Miras Kalıyor
Babaların kilosunun, çocuklarının şişman olup olmamasında belirleyici olduğu açıklandı
İsveç Umeo Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, doğumundan 4 yaşına kadar 130 çocuğun kilolarına etki eden etkenler doktorlar tarafından takip edildi. Araştırmada, her ne kadar kilolu annelerin çocuklarının, normal kilolu annelerin çocuklarına oranla kilolu olma riski daha yüksek olsa da kilolu babaların çocuklarının şişman olma olasılığının daha yüksek olduğu gözlendi.
Sonuçları yorumlayan ve Umeo Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya katılan Prof. Olle Hernell, çocukların şişman ya da normal kilolu olma ihtimalinin, anneden ziyade babanın kilosuna bağlı olduğunu kaydetti.
Prof. Hernell, çocukların bununla ilgili genleri babadan aldıklarını, yani bunun kalıtsal olduğunu ifade etti…
Sesli Sohbet Sesli Siteler
Yazan: admin 27 Aralık 2009
Kategori: Sesli Siteler
Selam Arkadaşlar Sesli sohbet / Sesli Chat Portalimiza hoşgeldiniz. Burdaki Amacimiz SizlerLe BirŞeyler Paylaşmak Ve sizLere Seviyeli sohbet ortami Ve Saygideğer İnsanLarLa sohpet Etme OlanaĞi Sağliyoruz, Sesli Chat, Sesli sohbet Odalarimiza Dünyanin Dört bir yaninDan Bağlana Bilirsiniz. kameralı sohbet OdalarimizDa Neler Mi yapabilirsiniz? yepyeni arkadaşlarla Tanişim Onlari göReBilme İmKani Görüntülü Hatta sesli sohbet Yapma İmKani kaZaniyorsunuz. sesli Sohbet Odalarimiza Bağlanmak İçin lütfen Sesli Chat Girişine Tıklayıp seviyeli Sohbete yep yeni arkaDaşlarla tanişabilirsiniz..
İstanbul’da Deniz Ulaşımı İptal
Yazan: admin 25 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
İstanbul’da şiddetli lodos nedeniyle, deniz otobüsü seferleri iptal edildi.
İstanbul’da şiddetli lodos nedeniyle, deniz otobüsü seferleri ve şehiriçi hatları vapuru seferleri iptal edildi.
Marmara’da lodos Çanakkale’de de deniz ulaşımını etkiledi. Lapseki’den 18.00′de Gelibolu’ya yapılması gereken araba vapuru seferi durduruldu.
Çanakkale ile adalar hattındaki deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ A.Ş yetkilileri, etkili rüzgar nedeniyle Lapseki-Gelibolu hattındaki seferin iptal edildiğini belirterek, rüzgarın durumuna göre ilerleyen saatlerde seferin yapılabileceğini belirtti.
Yetkililer, Çanakkale Boğazı’ndaki deniz ulaşımının şu an için sadece Çanakkale-Eceabat araba vapuru seferleriyle sağlandığını kaydetti…
Seçimle Gelen Seçimle Gider
Yazan: admin 25 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, seçimle gelenin seçimle gideceğinin herkesin kabul etmesi gerektiğini belirterek, muhalefete
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, seçimle gelenin seçimle gideceğinin herkesin kabul etmesi gerektiğini belirterek, “Aksi halde yaptığımız seçimlerin hiçbir anlamı kalmaz.” dedi.
Çiçek, Türkiye’de demokrasi problemi ile hak ve özgürlükler talebi olduğunu söyledi.
Çiçek, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen 2010 Yılı Kamu Bütçesi hakkında hükümetin görüşlerini açıkladı. Çiçek, bunun AK Parti hükümetinin hazırladığı 8. bütçe olduğunu belirterek, muhalefet partilerinin devamlı olarak iktidarın yaptıklarını eleştirdiğini söyledi. Çiçek, muhalefetin klasik üslubunu devam ettirdiğine dikkat çekerek, “Bu dönemde hiç doğru iş yapmadık mı? Teşekkürü hak edecek küçük bir iş yapmadık mı?” sorusunu yöneltti. Çiçek, hükümet olarak yaptıkları her işi milletin yararına olduğu için yaptıklarını kaydetti.
Yıllar içinde müzakere yönteminde ilerleme sağlanamadığını ifade eden Çiçek, muhalefetin kötüleme, karalama yöntemine devam ettiğini öne sürdü. İktidarın ne yaptığının belli olduğunu anlatan Çiçek, vatandaş açısından meçhul olanın muhalefetin ne yaptığı olduğunu vurguladı. Çiçek, çağdaş muhalefetin iktidarın yanlışlarını eleştirmesini ve yapacaklarını ortaya koyması gerektiğine dikkat çekti. Çiçek, 7 yıldır yaptıklarının ve yürüyüşlerinin belli olduğunu, muhalefetin ne yapacağını bu kürsüden ortaya koyması gerektiğini anlattı.
Çiçek, göreve geldikleri tarihten bu tarafa en fazla önem verdikleri konunun eğitim olduğunu söyledi. 2002 yılında eğitime 7,5 milyar ayrıldığını, bu yıl ise rakamın 28 milyar olduğunu söyledi. Çiçek, her okulda bilişim sınıflarının kurulması, her ile bir üniversite kurulmasının bir teşekkürü hak eden girişim olduğunu kaydetti. AK Parti’nin oyunun bu kadar yüksek olmasının nedeninin eğitim ve sağlık alanında yaptıkları başarılı çalışmalar olduğunu kaydeden Çiçek, “Büyükler teşekkür etmese de bile küçükler teşekkür ediyor.” diye konuştu.
CHP’YE TEŞEKKÜR ETTİ
Çiçek, AB üyeliğinin Türkiye’nin yararına olduğunu ve göreve geldikleri günden beri canla başla çalıştıklarını söyledi. Çiçek, AB uyum paketlerinde CHP’nin kendilerine önemli oranda desteği olduğunu söyledi.
Türkiye’nin ekonomik alanda dünya genelinde ikinci ligden birince lige çıktığına işaret eden Çiçek, Türkiye’nin hedefinin ilk etapta ilk ona girmek olduğunu söyledi. Türkiye’nin gelişmiş G-20 ülke arasında yer aldığını söyleyen Çiçek, gelecekte daha Türkiye’nin hedefinin ön sıralarda yer almak olduğunu anlattı. Çiçek, Türkiye’nin 2023′te çok farklı bir yerde olacağını ifade etti.
“ÜLKEMİZDE DEMOKRASİ PROBLEMİ VAR”
Gelişmiş ülkelerin bir kaçı haricinde tamamının demokrasiyle idare edildiğini anlatan Çiçek, “Ülkemizde demokrasi problemi var, bunu kimse görmemezlikten gelemez. Bir hak ve özgürlükler talebi var. Bunu da görmemezlikten gelemez. Türkiye’nin modernleşme, çağdaşlaşması yüz yıllık macerasıdır. Cumhuriyet bunu bir proje haline getirmiştir. Bize düşen çok partili parlamenter sistemde hedefine ulaştırmak, gerçekten çağdaş ölçeklerde, çağdaş ölçütlerde bir demokrasiyi Türkiye’de yerleştirmektir.” dedi.
Seçimle gelenin seçimle gideceğinin herkesin kabul etmesi gerektiğine işaret eden Çiçek, şunları söyledi: “Aksi halde yaptığımız seçimlerin hiçbir anlamı kalmaz. Seçime varız, sandığa varız ama pazartesi günü eğer benim dediğim istikamete tercih olmazsa ne yapacağız. Bunu uzaklaştırmanın yollarını arayan bir Türkiye’nin çağdaş dünyada yeri yoktur ve olamaz. Onun için şunu kabul edelim. Türkiye uzunca bir zamandan beri bir arayışın içinde, çok daha ağır bedeller ödeyerek bugünlere gelmiştir. ”
Çiçek, cumhuriyetle beraber tebalık dönemi bittiğini ve vatandaşlık dönemi başladığını belirterek, tebanın verilenle yetindiğini, vatandaşın ise talep eder durumunda olduğunu söyledi. Vatandaş yok farz edilerek ve verilenle yetinmesinin istenmeyeceğini, taleplerin karşısında bugüne kadar hep aynı gerekçelerle karşılaşıldığını söyleyen Çiçek, “Her hak ve özgürlük talebi sonunda ya devlet yıkılıyor, ya rejim çöküyor, ya millet bölünüyor. 50 senedir geçmişte yaşadığımız travmalar var. Artık kendimize gelmemiz lazım. Bölgesel güç olmamız lazım. Dünyada bu kadar ekonomik güce sahip ülkenin korkularla ve vehimlerle bir yere varması mümkün değil. Tebdirimizi sağlam alacağız. Geleceğe de güvenle bakacağız. Her hak ve özgürlük talebinde bir şey izah edemeyiz…
Yarı-askeri medyaya NTV de mi katıldı?
Yazan: admin 25 Aralık 2009
Kategori: Güncel Haberler
Yazıişleri Programı kafası karışık bir ürün. Bazen demokrat, bazen açılımcı, bazen faşizan oluyorlar.
Benim Kanal 24’teki yayın saatime denk geldiği için izleyemedim.
‘’Kamplaşıyoruz mu?’’ diye bir yayın yapmışlar, benimle Fikret Bila’nın yazısını karşı karşıya koymuşlar.
Fikret Bila heyecanlı ve iyi bir gazetecidir ancak duruş itibarıyla askere yakındır.
Ama gazetecidir.
Geçirdiği korkunç kazanın ardından kendine ilk geldiğine notlarını sorması bunun göstergesidir.
Ama üç yazısından biri neredeyse Genelkurmay’a atıfta bulunur veya o görüşü yansıtır.
Yani askerle aktif ilişkisi olan biri.
Karşısına da ben konulmuşum, yani iktidarla içiçe olan biri.
Ben bu iktidara en yakın olduğu iddia edilen gazetenin yayın yönetmenliğini bırakmış bir adamım.
Fikret Bila’dan duruş itibariyle farklıyım yani.
Bila askere yakındır, ben ise daha çok sevdikleriyle, dostlarıyla birlikte olmayı tercih eden biriyim.
En son karşılaştığım mevkii sahibi siyasi Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik’ti.
Ama sohbet ortamında da birlikte olmaktan keyif aldığım bir insandır Çelik.
Özetle, asker de, siyasetçi de çok umurumda değil.
İnsanlar ve davranışlar önemli.
Hele halkın seçtiği yönetime komplolar kuran askerler hiç umurumda değil.
Rütbesi, mevkii ne olursa olsun.
Benim için iktidarlara yönelik tek şiar var, ‘’Geldikleri gibi giderler.’’
Yani halk oyuyla.
Zaten sonsuza kadar seçim kazanan iktidar yoktur.
Yazılarımı haberler üzerine yazıyorum, asker veya siyasetçiyle yaptığım görüşme sonucu değil.
Öyle yapmak yanlış olduğu için değil ama Santralistanbul’da Yiğit Ekmekçi ile geçirdiğim bir saat benim için çok daha önemli.
Beni acımasızca eleştirdiği, farklı bakış açıları getirebildiği için.
O yüzden NTV ne yapmak istiyor diye soruyorum.
Birileri ‘’Ergun Babahan fazla sivrildi, itibarsızlaştırın’’ talimatı mı verdi acaba, onu da bilmiyorum.
Ama at izinin it izine karıştığı bir dönemde herşey mümkündür diyorum.
Aynı zamanda Vatan gazetesi yazarı olan Ruşen Çakır’ın bana karşı böyle bir tavır içinde olması benim için sürpriz değil.
Adı geçen gazete, benim bir gün önceden Genelkurmay açıklamasını manşet yapacağını tahmin ettiğim gazete.
Ruşen Çakır da son tavrıyla beni köşelemeye, bir kutuya sokmaya çalışan bir programcı.
Sorun basit.
Askeri vesayetten yana mısın değil misin?
NTV demokrasiden yana bir kanal mı, Genelkurmay’ın utangaç sözcüsü mü?
Kafes’i, Ergenekon’u tartışsın, sorgulasın, bana da istediği eleştiriyi yapsın.
Bu yeraltından çıkan silahları sorgulasın.
Ama belaltı yapmasın.
Belaltı yapma imkanı sadece onlara özgü bir güç değil.
Biz de bu saçları değirmende ağartmadık herhalde.
Onun için diyorum ki, NTV yayıncılık konusunda bir karar versin.
Ya Doğan Grubu gibi yarı-askeri medya olsun ya da askeri vesayet rejimine karşı tavır alsın.
Bu bir dönüm noktası.
Utangaç demokratlara, utangaç vesayetçilere fazla yer olmayan bir nokta.
Unutmayın, taraf olmayan bertaraf olur.
Taraf olmanın da bir bedeli vardır.
Utangaç veya gizli taraf olmanın olduğu gibi.
İsterlerse bir yazıişleri veya basın odası programı yaparız.
Namuslu olması önkoşuluyla.
Ben varım.
Bazıları gibi caymam da!
Volkan İle Zeynep Nişanlanıyor
F.Bahçeli Volkan Demirel’i bugün stres dolu bir gün bekliyor!
Sezon başında Kanarya ile sözleşme imzaladıktan sonra bu sezon birkaç hatası dışında üst düzey performans sergileyen Volkan, Belçika güzeli sevgilisi Zeynep Sever ve ailesiyle birlikte Belçika’ya gitti.
DEMİREL ile Sever aileleri tanışacak, Volkan’ın ailesi Zeynep Sever’i oğullarına isteyecek, yüzükler takılacak ve ikili nişanlanacak. Yaza evlenecek olan Volkan, şampiyonluk halinde çifte düğün yapacak!


