www.sesliece.com
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Kamerali Chat
www.sesliece.com Çıldırın: w W w . S e s L i e C e . c O m Bekleriz. Reklam İçin Çok Üzgünüm: Deherli site sahibi bende blog icin üzgunum saygılar.. siteniz hayırlı olsun bol userler…

Erbakan’dan 28 Şubat Darbesi
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
28 Şubat’ı milleti aslından, özünden uzaklaştırma hareketi olarak tanımlayan Erbakan, yaşananların tekrarlanmaması için bakın nasıl bir öneride bulundu?
Eski Başbakanlardan, kapatılan Refah Partisinin eski genel başkanı Necmettin Erbakan, 28 Şubat sürecinin, ”milleti aslından, özünden uzaklaştırma hareketi olduğunu” belirterek, ancak başarılı olamadığını söyledi.
Erbakan, Esnaf ve Sanatkarlar Derneğince (ES-DER) İlci Otel’de düzenlenen ”28 Şubat ve Ticari Hayata Etkileri” konulu konferansta konuştu.
Erbakan, Refah Partisinin, ekonomi ve dış politikadaki başarılarından rahatsız olunduğu için böyle bir yola gidildiğini savundu.
”Milli Görüş”ün dünyadaki adaletsizliği ortadan kaldırmak için ortaya çıktığını ve çok önemli hizmetler yaptığını ileri süren Erbakan, ”Eğer bugün hanımının başı örtülü olan bir bey Cumhurbaşkanı oluyorsa, o sizin çalışmalarınızın sonucudur, onların çalışmasının sonucu değil” dedi.
Erbakan, hükümetleri döneminde her şey güzel giderken, 28 Şubat ile ekonominin alt üst olduğunu, Türkiye’nin en büyük ekonomik krizini yaşadığını, dış güçlerin hazırladıkları planı bütün detaylarıyla uygulamaya koyduklarını iddia etti.
Necmettin Erbakan, ”Şimdi tekrar iş başına geldiğiniz zaman tekrar size müsaade etmezlerse ne yapacaksınız? Bunun için askerimizi eğiteceğiz. Bunların hiçbir fayda getirmediğini, askerlerimiz de bu vatanın evladı, gözleriyle görüyorlar. Kendilerine milli görüşü anlatacağız, tanıtacağız. Ben vaktiyle kendilerine pek çok konferanslar verdim. Böylece devlet-millet kaynaşmasıyla ecdadımızın yaptığı gibi yeniden büyük Türkiye’yi kuracağız, yeni bir dünya kuracağız” diye konuştu.
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erbakan, ”28 Şubat dönemindeki Batı Çalışma Grubu’nun başında bulunan Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine ”Kendilerine sorun, onlar benden daha iyi yorumlarlar” dedi.
Bir başka soru üzerine Erbakan, ”28 Şubat milleti aslından, özünden uzaklaştırma hareketedir. Başarılı olamamıştır” diye konuştu.
Konferansın sonunda, ES-DER Genel Başkanı Mahmut Çelikus, ”Siz dümendeyken esnaf altın dönemini yaşamıştı” diyerek, Erbakan’a ”gemici dümeni” hediye etti.
100 Bin Kişiye İş İmkanı
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Türkiye’de yapmak için 30 milyar euro harcanacak ve 100 bine yakın kişiye iş kapısı açılacak…
Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Türkiye’de yapmak için düğmeye basıldı. Türkiye’nin hayatını değiştirecek şampiyona için 30 milyar euro harcanacak ve 100 bine yakın kişiye iş kapısı açılacak…
Futbol Türkiye’nin hayatını değiştirecek. 2000 yılında UEFA kupası heyecanını yaşayan, 2002 Dünya Kupası’nda 3’ncü olan ve 2008 Avrupa Kupası’nda yarı final oynayan Türkiye bu defa futboldan zengin olmaya hazırlanıyor. Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na adaylığını koyan ve bu organizasyonu almak için topyekün çalışmaya başlayan Futbol Federasyonu Türkiye’nin kaderini değiştirmek için düğmeye bastı. Federasyon Genel Sekreter Vekili ve Euro 2016 Proje Direktörü Orhan Gorbon bu konuda şu önemli saptamaları yaptı:
FUTBOL DEVLERİYLE ÇEKİŞECEK
Türkiye Futbol Federasyonu 15 Şubat 2010 tarihinde UEFA’nın Nyon kentinde hazırladığı adaylık dosyasını teslim etti. n 2016’daki Avrupa Şampiyonasına ev sahipliği yapmak için; Fransa, İtalya gibi futbol devleriyle çekişeceğiz. n 2016’ya kadar verilere göre 30 milyar euroluk yatırım yapılacak. Yeni yapılacak stadlara 1 milyar 7 milyon 300 bin euro harcanacak. n Her şehirde bin 500, toplamda 10 bin kişi, UEFA ve TFF ortaklığında açılacak şirkete 400 kişi, özel güvenlik için 45 bin kişi, gençlerden 40 bin kişi toplamda 95 bin 400 kişi istihdam edilecek.
UEFA’NIN GÖZÜNÜ KAMAŞTIRIYORUZ
Avrupa 2016 Futbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin şansını değerlendiren Gorbon, “Türkiye’deki ekonomi UEFA’nın gözünü kamaştırıyor. AB’ye giriş sürecindeki avantajımız olan genç nüfusumuzun futbol ekonomisine sağlayacağı katkı büyük, Bu yüzden UEFA’nın seçici üyelerinin bizi tercih etmesini bekliyoruz. 2016 Şampiyonası bizde olursa futbolda yeni bir dönem başlar. Yeni ekolün temeli atılır” yorumunu yaptı.
EURO 2016 İÇİN LOBİ ÇALIŞMALARI HIZLANDI
Türkiye, 15. Avrupa Futbol Şampiyonası’na (Euro 2016) 15 Şubat’ta İsviçre’nin Nyon kentinde yapılan dosya teslim töreniyle resmen aday oldu. Bu başvurunun ardından çalışmalarına hız veren Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 28 Mayıs’a kadar üye ülkelerde tantım ve lobi faaliyetlerinde bulunacak. İlk olarak 24 Şubat’ta Litvanya ziyaretinde bulunan TFF’nin gideceği diğer ülkeler şöyle: Malta, Almanya, Hollanda, Romanya, Slovakya, İsrail, Danimarka, İspanya.
28 MAYIS’TA AÇIKLAMA
Bu arada, ilk kez 24 takımın mücadele edeceği ve 1 ay boyunca 9 statta 51 maçın yapılacağı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na adaylık dosyası da 3 ay sürecek detaylı teknik analize tabi tutulacak. Bu süre zarfında, dosyaları, 100’den fazla teknik kritere göre inceleyecek UEFA, varsa açık noktaları, 19 Mart tarihinden itibaren adaylarla paylaşacak. 28 Mayıs’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak oylama sonucu verilecek karar, UEFA Başkanı Michel Platini tarafından, televizyondan ve internetten TSİ 14.00’de canlı duyurulacak.
SEÇİMİ YAPACAK ÜYELERİN EŞLERİ BİLE SONUÇLARI ETKİLİYOR
Orhan Gorbon’un Türkiye’nin adaylığı konusunda dikkat çektiği önemli unsurlardan biri de, adaylara oy verecek seçici kurulun üyelerinin tercihleri. Gorbon, Avrupa Futbol Şampiyonası adaylarını oylayacak üyelerin kişisel tercihlerinin de ön planda olacağını belirtti. Herkesin beklentisinin ayrı olduğunu söyleyen Gorbon, şöyle devam etti:
TÜRKİYE’Yİ ANLATACAĞIZ
“Oy kullanacak 13 üyenin de bakış açıları çork farklı olabiliyor. Kimi üye eski polis olup ülke güvenliğine bakarken kimisi eski bankacı olarak finans sektörünün durumuna bakıyor. Bazı durumlarda ise üyelerin eşleri daha belirleyici oluyor. Örneğin bir üyenin eşi Türkiye’yi çok seviyor, Türkiye de olsun istiyor, bir diğerininki ise Fransa hayranı ve orda olmasını istiyor. Lobi faaliyetleri çok yönlü ve zor. Her türlü beklentiyi karşıladığımızı, Türkiye imajını anlatıp onları ikna etmemiz lazım.”
ESKİŞEHİR, BURSA, ANTALYA VE KONYA’YA YENİ STADLAR
Adaylık Projesi kapsamında Türkiye stad zengini olacak. Anadolu’nun değişik illerine 7 yeni stat yapılacak. Yeni yapılacak statlar Bursa, Eskişehir, Konya, İzmir, Antalya ve Ankara’da bulunuyor. Ayrıca İstanbul ve Kayseri’de de mevcut statlar yenilenerek dünyanın ilgisini çekecek hale getiriliyor. Kupa maçlarının oynanacağı stadyumların çevresinde kafeler, restoranlar, bistrolar, iş merkezleri ve resepsiyon alanları yapılacak. Bütün bu alanlar konukların 24 saat vakit geçirebileceği tesislerle desteklenecek.
Sertap Erener Konseri Yarıda Kesti
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler, Magazin
İzmir’de bir gece kulübünde hayranlarıyla buluşan pop müzik şarkıcısı Sertab Erener, konseri yarıda kesip sahneyi terk etti.
İzmir’de bir gece kulübünde hayranlarıyla buluşan pop müzik şarkıcısı Sertab Erener, mekân içinde sigara içilmesinden rahatsız olunca ilk şarkısından sonra sahneden müşterileri uyardı. Uyarı dikkate alınmayınca da konseri yarıda kesip sahneyi terk etti. Kısa süre sonra yeniden mikrofon başına geçen ünlü popçu, bir yandan şarkı söylerken bir yandan da konser boyunca sigara içenleri tespit edip uyarmaya çalıştı.
‘SAĞLIĞIMA DOKUNUYOR’
Bazı müşteriler kendisini alkışlayarak desteklerken, bazıları da gizli gizli sigara içmeye devam etti. Erener sahneden dinleyicilerine “Sigara sağlığıma dokunuyor ve beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Daha önce de aynısı oldu. Lütfen sigaralarınızı söndürün ya da gidin dışarıda için. Şurada bir saat içmeden duramıyor musunuz. Farz edin ki uçağa bindiniz ve uçakta konser var. 1.5 saat boyunca sigara içmemeniz gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek çok gergin bir gece yaşarız. Ne ben eğlenebilirim ne de siz” diye seslendi. Kalabalık bir gecede sahneye çıkan ünlü popçuyu dinleyenler arasında, bir iş görüşmesi için prodüktörü Mehmet Kavasoğlu ile birlikte İzmir’e gelen ünlü yönetmen Sinan Çetin de vardı.
Müslüman Bilim Adamlarının Buluşları
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
İslam dünyasının bilime katkıları sergileniyor.
Kahvesiz, bilgisayarsız, pistonlu motorsuz bir dünya düşünebilir miyiz? Günlük yaşamımızın ayrılmaz birer parçası olan birçok buluşun temellerini Müslüman bilimadamlarının attığı biliniyor. Londra’daki Bilim Müzesi’nde açılan yeni bir sergi, İslam dünyasının bilime katkılarını yansıtıyor. Sergi, İslam dünyası ve Batı’nın medeniyetler çatışması içinde olduğu yolundaki genel kanıyı çürütecek nitelikte.
Bir bardak kahve, latte, kapuçino ya da espresso, birçok kültürün ayrılmaz parçası. Kahve, ilk kez Arap Yarımadası’nda, bugünkü Yemen’de içecek olarak kullanılmaya başlamıştı.
Manchester Üniversitesi’nden Profesör Salim El Hasani, kahve çekirdeklerinin Yemen’e Etiyopya’dan getirildiğini söylüyor:
Hasani, “Kahve, İslamiyet’in ilk yıllarında, çobanlık yapan Halit adlı Etiyopyalı bir genç tarafından keşfedilmişti.” diyor.
Halit, koyunlarının severek yediği kahve çekirdeklerini, Yemen’e götürmüş ve çekirdeklerden burada içecek yapılmış.
7′inci yüzyıldan bu yana İslam dünyasının birçok buluş ve keşifle medeniyete çok büyük katkıları olduğu biliniyor. Profesör Salim El Hasani şöyle devam ediyor:
“Bunlardan biri, üniversitelerin kurulması. 850 yılında Fas’ın Fez kentinde Fatma El Firhi adında genç bir kadın, bugün bildiğimiz anlamda çeşitli dallarda dereceler veren ilk üniversiteyi kurmuş.”
Londra’daki Bilim Müzesi’nde yeni açılan sergi, “1001 Buluş: Müslümanların Mirası” adını taşıyor. Serginin başlığı, “1001 Gece Masalları”nı çağrıştırıyor.
Serginin ana teması, Müslüman bilimadamlarının günümüz dünyasını değiştiren buluşları. İlk üniversiteler, tıp, sağlık temizlikle ilgili icatlar, su değirmenleri, pompalar Müslümanların buluşlarından sadece birkaçı:
Hasani, “Bu unutulmuş bir tarih mi? Pek değil. Bugün Kahire ya da Şam sokaklarında kime sorarsanız, size İslam’ın altın günlerini sadece fetihleriyle değil, kültürel, bilimsel ve teknolojik gelişmeleriyle anlatır.” diyor.
Bu ilerlemeler, Ortadoğu’dan Kuzey Afrika ve İspanya’nın güneyine uzanan İslam imparatorluğunun zirvede olduğu en parlak yıllarda gerçekleşmiş.
Hasani, “Bin yıl boyunca İslam dünyası bilim ve teknolojiye çok büyük katkıda bulundu. İslam medeniyeti, başka medeniyetlerden de çok sayıda bilimsel yenilik aldı ve bunları geliştirdi.” diyor.
Müslümanlar Hindistan, Çin, eski Mısır ve Yunan medeniyetlerinden de birçok bilimsel yenilik aldı. Müslüman mucit, matematikçi ve mühendis El Cezeri’nin 13′üncü yüzyılın başında tasarladığı fil saatinin reprodüksiyonu, buna bir örnek.
Londra’daki South Bank Üniversitesi’nden forensik biyoloji profesörü Anne Marie Brennan, bu icatlardan çok etkilendiğini söylüyor. Hint filli ve Çin ejderhalı bu saat, profesörün en sevdiği parça.
Brennan, “Fil saati olağanüstü bir tasarıma sahip. Birleşmiş Milletler gibi çok farklı medeniyetlerin etkilerini taşıyor. Bir bilim insanı olarak bu parçayı çok seviyorum çünkü bilimin sıkıcı ve zevksiz olması gerekmediğini gösteriyor. Bilim, kendisini ortaya çıkaran kültürleri bir araya getirebilir.” diyor.
Matematik ve cebire gelince… Bugün Arap sayıları olarak kullandığımız rakamların geçmişteki adları farklıydı.
Hasani, “1,2,3,4 gibi bugün kullandığımız rakamlara Arap sayıları deniyor ancak Araplar o zamanlar bunları Hint sayıları olarak adlandırırdı.” şeklinde konuşuyor.
Sıfır rakamının mucidi de Müslüman Araplar. Sıfır, Arap bilimadamlarınca matematiksel denklemlerin ayrılmaz parçası olarak kullanılıyordu. Günümüzdeyse sıfır ve bir, bilgisayar yazılımlarının ve daha birçok teknolojik gelişmenin temeli.
Günümüz dünyası nasıl kahvesiz düşünülemezse bilgisayarsız da düşünülemez.
Hayat Boyu Süren Hastalık: Astım
Yazan: admin 28 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler, Saglık
Astım hatta hayat boyu sürebilen bir rahatsızlık. Uygun tedavi ile astımlı hastalar tamamen normal bir hayat sürebilir.
Önemli olan, astımlı hastanın şikayeti olmadığı dönem dahil kontrolü terk etmemesi ve ilaçlarını kullanmaya devam etmesidir. Çünkü belirtiler olmadığı zamanlarda bile astımlı hastaların hava yollarındaki iltihabi durum, varlığını sürdürür. Astımda tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olur.
Tetikleyici faktörler
Ev tozu akarları: Astımlılarda en sık görülen alerjendir. Akarlar, gözle görülmeyecek kadar küçük canlılardır. Yatak, yastık, halı, tüylü oyuncaklar ve tekstil liflerinde yaşarlar. Yaşayabilmek için nemli ve sıcak ortamlara ihtiyaç duyar. Deriden dökülen ölü hücrelerle beslenirler. Kuruyarak toz haline gelen dışkıları alerjiye neden olur. Akar alerjisi olanların yakınmaları ilkbahar ve sonbahar aylarında ve genellikle sabaha karşı artar.
Akarlardan korunmak için; Özellikle yatak odasındaki halılar, kadife kumaşlı mobilya/perdeler, tüylü oyuncaklar, koltuklar, kitap gibi toz tutan eşyalar mümkünse tamamen kaldırılmalı, hiç değilse azaltılmalı. Mobilyalarda kumaş yerine deri veya vinleks kaplama tercih edilmeli. Yatak, yorgan ve yastıklar, pamuklu/yün/kuş tüyü değil orlon/dakron gibi sentetik olmalı. Çarşaf ve nevresimler 60°C veya üzerinde haftada bir yıkanmalı. Akar geçirmeyen özel yatak kılıfları kullanılabilir. Bu kılıflar iki haftada bir ıslak bezle silinmeli. Perdeler, kilimler, giysiler iki haftada bir 60°C veya üzerinde yıkanmalı. Halılar, güçlü bir elektrik süpürgesiyle en az haftada bir temizlenmeli.
Polenler: Mevsimsel yakınmalara neden olur. Burunda ve genizde akıntı ve kaşıntı, hapşırık, gözlerde sulanma/yaşarma/kızarıklık görülebilir. Ağaç polenleri daha çok şubat-mayıs aylarında şikayetlere neden olur.
Polen mevsiminde; Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalı. Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalı. Yapabiliyorsa maske kullanmalı. Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalı, üstlerine polen yapışabilir.
Kedi/köpek allerjenleri: Kedi ve köpeklerin kürkünde, tüylerinde, tükürüğünde, idrarında ve dışkısında bulunan allerjenler, evin her tarafına kolaylıkla yayılabilir. Kediler, köpeklere göre daha fazla alerji yapıcı etkiye sahiptir. Bir evden kedi uzaklaştıktan 3 ay sonra bile allerjen etkisi devam etmektedir. Kedi/köpek alerjisinden korunmanın en etkili yolu, evden bu hayvanların uzaklaştırılması ve bulundukları ortamlara girilmemesidir.
Hamamböceği allerjenleri: Hamamböcekleri, özellikle mutfaklarda görülür ve yiyecek artıklarının dolduğu girintilerde yaşarlar. Hamamböceği alerjisinde tek çözüm, bu canlıların ilaçlamayla ortadan kaldırılmasıdır. Ancak ilaçlama, hasta evde yokken yapılmalı ve eve girmeden en az 2 saat önce iyice havalandırılmalıdır.
Ev içi mantarları: Nemli, karanlık, bodrum katları ve banyo gibi havalandırması iyi olmayan yerlerde mantarlar üreyebilir. Mümkün olduğunca evdeki nem azaltılmalı, ev sık sık havalandırılmalı. Nemli yüzeyler sık sık çamaşır suyuyla silinmeli. Üzerinde mantar üremiş eşyalar evden uzaklaştırılmalı.
Dış ortam kirliliği: Hava kirliliğinin arttığı durumlarda gereksiz fiziksel aktivitelerden ve mümkün olduğunca dışarı çıkmaktan sakınılmalı. Çok zorunlu olduğu zaman, dışarı çıkmadan önce doktorun önereceği kısa etkili bir bronş genişletici kullanılmalı.
İç ortam kirliliği: Astımlı hasta, sigara içmemeli ve içilen ortamlarda bulunmamalı. Yemek pişirilirken aspiratörle ocak ya da fırının dumanı çekilmeli, mutfak iyice havalandırılmalı. Astımlı hasta mümkün olduğunca kömür/odun/sıvı yakıt dumanına, parfüm, temizlik maddeleri, kızartma, sprey, boya ve cila kokularına maruz kalmamalı.
Mikrobik solunum yolu hastalıkları: Astımlılar, solunum yolu enfeksiyonu geçiren kişilerle temastan kaçınmalı. Astımlı hastalara her yıl eylül-ekim aylarında grip aşısı önerilir. Mikrobik hastalıklar sırasında astım ilaçlarının dozunu artırmak veya yeni ilaç eklemek gerekebilir.
Olumsuz hava koşulları: Mümkün olduğunca soğuğa maruz kalmamalı, soğukta egzersiz yapmaktan kaçınmalı.
Egzersiz: Egzersizden önce kısa etkili hava yolu genişleticiler kullanılabilir. Egzersiz kısıtlanmamalı, tersine hastanın tolore edebildiği sporlar yapılmalı.
Besinler: Besinlere bağlı olarak gelişen alerjilerde hastalarda kaşıntı, döküntü, dudaklarda yanma, yüzde kızarma, burun tıkanıklığı ve akıntısı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve yaşarma, nefes darlığı, dilde şişme, karın ağrısı, ishal, kusma görülebilir. Bu şikayetler besinin alınmasından yarım saat sonra görülebileceği gibi, 1 gün sonra da ortaya çıkabilir. Alerjiye en çok neden olan besinler arasında yumurta, soya, fındık-ceviz, balık, süt sayılabilir. Hangi besine karşı alerjisi olduğunu, hasta şüphelendiği besini tek başına (diğer besinlerle karıştırmadan) tüketerek saptayabilir. Besin alerjisinden korunmanın yolu, sorumlu besinin kesilmesidir. Bazı besinlere eklenen katkı maddeleri de (boyalar, sülfit, tartarazin, benzoat, monosodyum glutamat) şikayete neden olabilir.
İlaçlar: Astımlı hastalarda aspirin ya da diğer ağrı kesicileri aldıktan yarım saat sonra göğüste sıkışma, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarma, baş-boyunda kızarıklık görülebilir. Daha ciddi durumlarda şok ve şuur kaybı görülebilir. Aspirin alerjisi bulunan astımlı hastalarda beraberinde burun polipleri de bulunabilir. Gerekli durumlarda hastanın alerjisi olmayan bir ağrı kesici tercih edilir. Bazı tansiyon ve kalp ilaçları, glokomda kullanılan göz damlaları, anestezide kullanılan maddeler ve radyolojik tetkikler esnasında kullanılan ilaçlar da astımlı hastalarda şikayetlere neden olabilir. Doktorunuza herhangi bir ilaç reçete edilmesinden önce astımınız olduğunu bildirirseniz, size uygun ilacı yazacaktır…
www.siberblog.com DUYURU siberblog
Yazan: admin 27 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
www.siberblog.com DUYURU siberblog Site sahibi arkadasım ACİL benımle iletişime gec.. konuşacaklarım var inşallah kaleye alıp gelirsın görüşmek üzere saygılar…siberblog.com
www.seslidefark.com
Yazan: YALNIZLIK 27 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
www.seslidefark.com reklam atacagınız yeri iyi seçin bıktık bee.. anlaşılan size birtane blog yetmemiş ikincisini atalım
Şok İddia Doğrulandı
Yazan: admin 27 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler
Kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın söylediklerinin doğru olduğunu söyledi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda ünlü tiyatro sanatçısı Haldun Dormen’in, Kürtçe olarak sahnelediği ”Bir Kış Öyküsü ” müzikalinin oyun arasında gazetecilerin BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın TBMM’deki sözlerine ilişkin yaptığı açıklamada, CHP’lilerle görüşmelerinin doğru olduğunu belirtti.
Eşref beyin de bunu inkar etmediğini ifade eden Türk, şöyle dedi:
”Sırrı beyin söyledikleri doğru. Biz o dönemde ittifak yapmayı esas alıyorduk. Yakın gördüğümüz de CHP idi. Sosyal demokrat bir parti ile ittifak yapmamız da gayet doğaldı. Şimdi orada yaptığımız görüşmeler daha önce Sırrı beyin yansıttığı şekilde, bizde zaten söyledik. Ama burada bir cümleyi özellikle düzeltmek istiyorum. ‘Halk tarafından bilinen bazı insanlarla ben bunu götüremem. Size yakın, sizin istediğiniz fakat Türkiye kamuoyunun bilmediği bazı isimleri getirirseniz, olur.’ Bizde hayır olmaz öyle şey, partinin genel başkanı var, parti var dedik.”
Türk, gazetecilerin, ”militan mı istediler?” şeklindeki sorusu üzerine de, ”Militan değil. ‘Sizin söyleyeceğiniz, sizin göstereceğiniz insanlar, ama kamuoyunun tanıdığı isimler olmasın’ dediler” diye konuştu.
Türk, tiyatro oyunu ile ilgili ise, ”Oyun çok güzel. Tabi ki bu Türkiye’de bazı önemli gelişmelerin yaşandığını görüyoruz, izliyoruz. Eğer gerçekten birbirimizi anlayabilsek, bir diyalog ortamını yaratabilsek, Kürt halkının kültürüne değer verilse ve bu kültürü bu kimliği özgürce kullanabilse bence Türkiye’de birçok sorunu çözmüş oluruz” dedi.
Abdülhey Ölüyor mu?
Yazan: admin 27 Şubat 2010
Kategori: Güncel Haberler, Magazin
Kurtlar Vadisi Pusu’nun sevilen karakteri veda mı ediyor? Hürriyet’in iddiası…
Kurtlar Vadisi Pusu heyecan dolu yepyeni bölümüyle 4 Mart akşamı Star TV ekranlarında olacak… Hürriyet’in iddiasına göre Abdulhey diziye veda ediyor.
Hürriyet’in Max ekibi Kurtlar Vadisi Pusu’nun yeni bölümünün tanıtımında Abdulhey’in öleceğini duyurdu.
HÜRRİYET HABERİ BÖYLE VERDİ
İnternet sitesinde yer alan yeni bölüm tanıtımında; Bekleyenmeyen gelişme. Abdulhey VEDA EDİYOR başlığı atıldı.
Haberin içinde ise dizinin son bölümü hatırlatılarak, yeni bölümde Abdülhey’in ağır yaralı olarak ameliyata alınacağı yazıldı. Başlıkta Abdulhey veda ediyor diyen Hürriyet, haberinin son cümlesini ise soru işareti ile ucu açık bıraktı.
Kurtlar Vadisi Pusu, dizisinin resmi sitesinde ise “Polat ve Abdulhey’in akibeti, 4 Mart Persembe aksami yayinlanacak 81. bolumde belli olacak..” ibaresi yer aldı.
YENİ BÖLÜMDE NELER OLACAK?
Müsteşar yeni bölümde şok üstüne şok yaşatacak.
Son bölümde Aron Feller’den talimat alırken izlediğimiz müsteşar bu kez Abdulhey’in ameliyatta öldürülmesi emrini verecek.
Dahası aynı emri Polat için de tekrarlayacak.


